Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, 420 ada 1 nolu parselde kayıtlı B-1 B blok 1 nolu bağımsız bölümü, davalı müteahhit ile satış sözleşmesi yaparak 150.000,00 TL ya, davalı tarafından yaptırılan.... Konaklarının tanıtım mahiyetinde yaptırdığı kitapçık ve broşürlere bakarak, önü açık ve önünde oyun park alanı olduğu için satın aldığını, 2012 yılında konutunun bulunduğu taraf olan sitenin arka tarafı ve aynı zamanda ...Müdürlüğünün bahçesine bakan kısımda, davalının inşaatı yaparken yola terk etmesi gereken kısmı terk etmediği için belediye çalışanlarının gelip, ...İşletmesiyle ... Konakları arasındaki yolu açmak istemesi üzerine tüm site sakinlerinin tedirgin olduğunu, site yönetimi tarafından bu konu ve davalının eksik bıraktığı işlerle ilgili mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespit sonucu davalının belediyeye ait yolu da sitenin arazisiymiş gibi göstererek kendisini yanıltarak satış yaptığını, konutunun önüne duvar çekilerek önünün kapandığını ve konutun değerinde azalma meydana geldiğini, hukuki ayıp nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında konut satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, 4077 sayılı yasanın 3. maddesi kapsamında davacının alıcı (tüketici), davalının ise satıcı olduğu bu şekliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.