Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalının, 374 ada 19 parselde kayıtlı 3 numaralı bağımsız bölüme haksız elatmasının önlenmesine, 29.04.2009 tarihinden itibaren devam eden haksız işgali nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, konusuz kalan elatmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulüyle, 18.760 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, 29.04.2010-19.03.2015 tarihleri arasındaki dönem için davacı lehine 18.760 TL ecrimisile hükmedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz, davalı adına kayıtlı iken 29.04.2009 tarihinde davacıya satış yoluyla devredilmiş, davacı vekili bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere ecrimisil talebinde bulunmuş, 16.11.2015 tarihli keşif zabtına göre, keşifte alınan beyanında davalının 01.03.2015 tarihinde dava konusu taşınmazı tahliye ettiğini, bu nedenle 29.04.2009-01.03.2015 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, zamanaşımına uğrayan 29.04.2009-29.04.2010 arası dönem için hesap edilen ecrimisil tutarı mahsup edilmek suretiyle, hüküm kurulması doğru ise de, davalının davaya konu taşınmazı 01.03.2015 tarihinde tahliye ettiği ihtilafsız olduğuna göre, 28.02.2015 ile dava tarihi olan 19.03.2015 arası dönem için hesaplanan 250 TL’nin de mahsup edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün "18.760 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine "18.510 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ifadesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.