SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.20215 tarihli ve 2013/117 Esas 2015/26 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sübutun gerçekleşmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemesince "Mağdur anlatımı, SSÇ beyanları, dinlenen tanık beyanları, adli tıp kurumu raporları ve tüm dosya içeriğine, mağdure ifadelerinin çelişkili olduğu, hamile olduğuna dair ultrason gösterdiği ancak hamile olmadığı, söz konusu ultrason kağıdının 2007 yılına ilişkin kardeşi ait olduğunun ... ile olan görüşmesinde mağdurenin annesi tarafından da belirtilmiş olduğu, mesaj kayıtlarında SSÇ'nin mağdure ile cinsel ilişki yaşadığına dair hiç bir beyanın yer almadığı mağdurenin ise SSÇ'ye ilgi duyduğu bu hususun tanık anlatımlarıyla doğrulandığı, SSÇ'nin yüklenen suçları işlemediğine dair beyanlarının tanık beyanlarıyla desteklendiği, Adli Tıp 6 İhtisas Kurulu Raporlarında; mağdurenin olayı 27/11/2013 tarihinde yapılan muayenede dava dosyasında bulunan verdiği ifadelerden farklı ifadelerle anlattığı ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının ifadelerindeki çelişkilerden dolayı değerlendirilemediği tespitinin yapıldığı, mağdurenin kendisini denize atarak intihara teşebbüs ettiği, SSÇ'nin beyanlarında Gülay'ın kendisine bir kaç defada toplam 100 Liralık kontör 3 ayrı telefondan gönderdiğini belirttiği ayrıca kendisine sınavlarda yardımcı olduğu bu nedenle onunla duygusal olarak değil, ancak bir arkadaş olarak mesajlaştığını belirttiği ve hiç bir zaman cinsel ilişki de bulunmadığını belirttiği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 19/04/2013 tarihli raporunda ise mağdure de hymen de eski yırtık olduğu tespiti yapıldığı, 27/11/2013 tarihli mağdure ile Adli Tıp 6 İhtisas Kurulundaki görüşmede ..., ...'ye götürdü, kolumu sıkıca tuttu bir kere oldu, 4 kere tehdit etti onu tanımıyordum birbirimizi sevmiyorduk o zamanlar kötüydüm, kendimi öldürmek istiyordum konuşamıyordum, suskunluk başladı dediği, olayla ilgili konuşmada zorlandığı, görüşmedeki ifadeleriyle dosyadaki ifadeler arasında çelişkiler olduğu, tutarsız ifadeler verdiği, olayın vuku bulduğuna dair bir bulgu elde edilemediğine dair muayene kaydı olduğu bu hususun 04 aralık 2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 6 İhtisas Kurulu'nun 5328 Karar sayılı rapor içerisinde de dile getirildiği, dosya kapsamına göre SSÇ'nin atılı çocuğu zincirleme olarak cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel olarak cinsel istismarı suçları yönünden aleyhe tek kanıtın Adli Tıp Şube Müdürlüğünce mağdure de hymen muayenesinde eski yırtık olduğu yönündeki tespit olduğu, söz konusu yırtığın da SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin kanıtlanamadığı zira SSÇ tarafından mağdure ile cinsel ilişki boyutunda herhangi bir eylem yaşandığının da kanıtlanamadığı bu nedenlerle her iki suçtan SSÇ'nin CMK 223/2-e madde uyarınca ayrı ayrı beraatine " karar verilmiştir
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamış katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir .
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarih, 2013/117 Esas 2015/26 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.