Dava dilekçesinde 1.611,29 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; 1.611,29 TL'lik faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından kendilerine gönderilen takibe konu faturadan dolayı borçlu olunmaması nedeniyle, faturanın iade edildiğini, söz konusu alımda mevzuat, teknik şartname ve muayene ile kabul esaslarına riayet edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, şartname ile davacı faturasındaki malzemenin uygun olmadığının anlaşılamadığı, davalının da başka belge sunmadığından davacı satışının şartnameye uygun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, davalı Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir hastane olan ... Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacı şirkete bir takım bilgisayar sarf malzemeleri için fiyat teklifi yazısı gönderilmiş, davacı tarafından ... marka ürün için verilen teklif davalı tarafından uygun bulunarak sipariş verilmiş, davacı tarafından verilen şiparişler davalıya teslim edilmiş ve davalı tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Davacı ürünlerin teslimiyle birlikte gönderdiği 25.02.2009 tarihli faturanın ardından 17.04.2009 tarihli bir yazıyla davalıya teklif verilen küçük kapasiteli ürün yerine yüksek kapasiteli ürünün gönderildiği, aradaki fiyat farkının ödemeleri gerektiğini bildirerek, 17.04.2009 tarihli faturanın ödenmesi gerektiği talep olunmaktadır. Davalı ise 27.05.2009 tarihli cevabi yazısında teknik şartnamede 'ml' ibaresinin olmadığı, ürünlerin test edilip uygun bulunarak kullanılmaya başlandığı bu nedenle fatura bedelinin ödenmeyeceği ve ürünlerin de iade edilmeyeceğini bildirerek faturayı iade etmiştir.Davalının davacıya gönderdiği fiyat teklifi yazısı hukuki mahiyeti itibariyle bir icaba davettir. Davacı yazıda belirtilen ürünler için fiyat belirterek icapta bulunmuş, davalı taraf da sipariş vererek icabı kabul etmiş ve taraflar arasında sözleşme geçerli olarak kurulmuştur. (BK m.3 vd.) .Türk Ticaret Kanunu 20/2 maddesi uyarınca ''Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.''
Davacı şirketin de tacir sıfatıyla TTK 20/2 maddesinde anılan basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davranma zorunluluğu vardır. Yukarıda anlatıldığı şekilde geçerli olarak kurulmuş bir sözleşme ile verilen siparişleri hatalı gönderdiğini iddia eden davacının aradaki farkı davalıdan talep etmesi basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğundan, talebin icar ve kabule uygun olmadığı gözardı edilerek mahkemece davanın kabulü doğru görülmemiştir.Ayrıca; malın ayıptan ari olarak ihale veya fiat teklifi neticesinde verme külfetinde bulunan davacının; bu külfeti yerine getirmeyerek; başka bir mal vermesi ifanın yerine getirilmemesi olup; davalının ifa yerine gönderilen malı kullanması, ifada kullanılan daha yüksek malın kabulü, bir malın fiatının da kabulü anlamını doğurmayacak; aksine; ifa yerine geçen mal olarak kabul edilmesi neticesinde, fiat teklifindeki malın ifa olunduğunun kabulü sonucunu doğuracaktır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.