Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen iadesi, mümkün olmazsa bedeli olan 14.439,00 TL'nin (ıslah ile 14.827,25 TL) masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 21.05.2011 tarihinde nişanlandığını, ancak daha sonra taraflar arasındaki nişanlılığın karşılıklı anlaşma ile 03.12.2011 tarihinde sonlandırıldığını, müvekkilinin ... 4. Noterliğinin 09.01.2012 tarih ve 00604 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile nişanda takılan takıların iadesini talep etmesine rağmen, takıların iade edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu olan 5 adet 22 ayar bilezik (123 gr), 1 adet beşi birlik, 1 adet yüzük ve 1 çift küpeden oluşan nişan hediyelerinin davalıdan alınarak müvekkiline aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 14.439,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah ile talebini 14.827,25 TL'ye artırmıştır.Davalı vekili cevabında; nişanda takılan hediyelerin davacının kardeşine teslim edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "...davalının davaya konu ziynet eşyalarını iade ettiğini savunmakla bunu ispatla yükümlü olduğu halde, söz konusu eşyaları davacı dışında bir üçüncü kişiye iade ettiğini beyan ederek, bu eşyaları davacıya iade etmediğini ikrar ettiği, üstelik annesi olan yegane davalı tanığı yanında birbirlerini doğrulayan davacı tanığı anlatımları karşısında bu eşyaları iade ettiğini de ispat edemediği ve bu eşyalardan nişan yüzüğünün ise mutad hediye kapsamında olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, nişan yüzüğü dışındaki altın ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişi raporunda belirtilen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davaya konu 5 adet 123 gr 22 ayar altın bilezik, 1 adet beşi birlik, 1 adet 14 ayar zincir ve 1 adet 14 ayar küpenin aynen davalıdan alınarak davacıya iade edilmesine, mümkün olmadığı takdirde bu eşyaların dava tarihi itibariyle bedeli olan 15.304,07 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi gereğince hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu ziynet eşyalarının 5 adet 22 ayar 123 gr bilezik, 1 adet beşibirlik, 1 adet 14 ayar zincir, 1 adet 14 ayar yüzük, 1 adet 14 ayar küpe olduğu ve dava tarihi itibariyle toplam değerlerinin 15.622,70 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece mutad hediye kapsamında olan nişan yüzüğü dışındaki altın ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde eşyaların dava tarihi itibariyle bedeli olan 15.304,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Halbuki davacı tarafın; gerek dava dilekçesinde gerekse de ıslah dilekçesinde mahkemece iade edilmesine karar verilen 1 adet 14 ayar zincir yönünden iade veya bedel talebi mevcut değildir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde bu durumu açıkça dile getirmiş ve bilirkişi raporunda talep etmedikleri zincir yönünden de hesaplama yapıldığını belirterek, zincir bedelinin tespit edilen değerden düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir.Buna göre, mahkemece; HMK'nun 26.maddesine aykırı olarak, talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu durum bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.