Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,

1-İİK'nın 331 ve 338. maddelerinden kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-)İİK’nın 339. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan mal ve kazançtaki artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nın 339. maddesi uyarınca tazyik hapsi cezası ile yaptırım altına alınmış olup, aynı Kanun'un 353. maddesinin birinci fıkrasına göre disiplin veya tazyik hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİ ile şikayetçi vekilinin dilekçesi hakkında itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 25/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.