B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/951 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1. Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.

2. Katılan vekilinin temyizi, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, ilişkindir.

Suç tarihinde katılanı arayan kişinin... İlçe Emniyet Müdürlüğünden aradığını, terör örgütü tarafından katılanın telefonunun kullanıldığını, kredi kartlarının da kullanılabileceğini, kartlarında bulunan parayı verilen hesap numarasına yatırmasını isteği, katılanın da arayan kişiye inanarak sanığın kredi kartına 1.500,00 TL para yatırdığı, yatan paranın iş yerlerinde harcandığı, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Temyizi Yönünden

Sanığın alınan savunmalarında kredi kartını erteleme işlemleri yaptırmak amacıyla ... ...ve ...isimli kişilere verdiğini, atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen Mehmet Çiftçi'nin de alınan beyanında kendisinin de benzer şekilde kredi kartını bu kişilere verdiğini ve mağdur olduğunu beyan etmesi, UYAP ortamında yapılan sorgulamada adları geçen ... ...ve ...hakkında benzer eylemler nedeniyle kovuşturmalar olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla adları geçen kişiler hakkındaki diğer dosyaların getirtilerek incelenmesi, gerekli görülmesi halinde bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, dava açılmaması halinde soruşturma dosyasının onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması, ayrıca bahse konu kartın olay günü harcama yapıldığı iş yerinin yetkililerinin araştırılarak adları geçen kişiler olup olmadığının belirlenmesi, farklı kişiler ise bu kişilerin duruşmaya çağrılıp tanık olarak beyanlarının alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/951 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.