SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/144 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.02.2018 tarihli ve 14-2015/137376 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun dört kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yokun kılma suçlarından mahkumiyeti gerektiğine, temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının hatalı uygulandığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tayin edilen cezanın ertelemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur hakkında düzenlenen raporda fiili livata bulgusuna rastlanmadığına, soyut ve çelişkili beyanlar dışında mahkumiyete yeter delil olmadığına ve hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece; '' ...Yapılan yargılamada mağdurun ailesinin suça sürüklenen çocuğun ailesinin evinde kiracı olarak oturduğu, ilk olarak 2013 yılı yaz aylarında suça sürüklenen çocuğun ayağının kırık olduğu bir dönemde salonda yatarken mağduru yanına çağırıp yatırttığı, elini kıyafetinin içine sokarak poposunu ellediği ve poposuna parmak soktuğu, ardından aynı gün balkonda zorla organ sokmak suretiyle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği ve gerek kendi evlerinde gerekse mağdurun evinde ailelerin olmadığı dönemde mağdura karşı zorla organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemlerini tekrarladığı, mağdurun korkusundan olayı kimseye anlatamadığı, son olarak cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği sırada mağdurun kardeşi ...'un olayı görüp annesini uyarması nedeniyle olayın ortaya çıktığı, yargılama aşamasında alınan sosyal inceleme raporu ile suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki sonucunu algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin tespit edildiği, her ne kadar mağdur için alınan raporda fisür, ekimoz ve hematom gibi fiili livata ile uyumlu maddi bulgular saptanamamış ise de toplanan deliller, mağdurun tüm aşamalarda istikrarlı beyanları ve Ankara Polis Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nce mağdurun külotunda suça sürüklenen çocuğun vücut sıvısının bulunmuş olması gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı zincirleme nitelikli cinsel istismar ve alıkoyma suçlarını işlediği yönünde kanaat oluşmuştur....'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen farik - mümeyyizlik raporunda atılı suç yönünden değerlendirme mevcut olduğundan bu hususta bozma isteyen Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 06.03.2014 tarihli farik - mümeyyizlik raporunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan görüş bildirilmesine karşın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bir değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas suçla ilgili rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/144 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/144 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.