SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Kovuşturma evresinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 Tarihli ve 2014/489 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Lehe Kanunların uygulanmadığına, Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrıca ceza verilemeyeceğine, suçun unsurlarının bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olup, bozulması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Suç tarihi olan 2008 yılında sanık ...'nin komşunun kızı olması nedeniyle tanıdığı mağdure ...'a yeğeni ...'i ders çalıştırması için evine çağırdığını, kendisinin de gelmesini söylediği, mağdurenin sanığın evine gittiği, sanığın kapıyı kilitleyip mağdureye yeğeni ...'in evde olmadığını, kendisini kandırdığını söyleyerek dudağından öptüğü, elbiselerini çıkarmadan göğüslerine ve bacağına dokunduğu, mağdurenin karşı koymaya çalışmasına rağmen sanığın mağdureyi tuttuğu, daha sonra 5 TL vererek mağdureyi evden gönderdiği... ''
Şeklindedir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdurenin 17.06.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle görevlendirilen vekilin aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2014/489 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2014/489 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.