SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, suç üstlenme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 27.03.2012 tarih ve 2010/103 E. - 2012/261 K. sayılı kararıyla;
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca, 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca, 8 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 270 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca, 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkındaki hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyizinin; kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğinin toplanan delillerle sabit olduğu, sadece katılanların anlatımlarıyla mahkûmiyet kararı verildiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Şikayetçilerin trafik polisi oldukları, olay günü alkol kontrolü yapan şikayetçi polislere sanığın, temyiz dışı sanık diğer sanıkla birlikte "Siz kim oluyorsunuz, bize birşey yapamazsınız, sıkıyorsa bizi hastaneye götürün, biz gelmiyoruz lan." şeklinde sözlerle hakaret ve tehditte bulundukları ve ekip otosuna binmemek için direndikleri, ayrıca sanık ...’un araç sürücüsünün kendisi olduğunu söyleyerek trafik ekibinde görevli polisleri yanıltmaya çalışarak kendi ehliyeti üzerinden cezai işlem yaptırmak istediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 270 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de dikkate alındığında, sanığa atılı suçların tabi olduğu 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.