İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 ... Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6136 ... Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla bilikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2019 Tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/166 ... Kararı ile;
Sanık ... Hakkında
1. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,
2. Katılanlar ..., ..., ... ve müşteki ... Yardımcı'ya yönelik kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 ... Kanun'un 37 nci maddesinin birinci ve 302 nci maddesinin ikinci fıkraları delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 35 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı dört kez 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,
Sanıklar ... ve ... Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 ... Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.10.2019 Tarihli ve 2019/1777 Esas, 2019/1106 ... Kararı ile sanık hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, müvekkil hakkında fikri içtima hükümlerinin uygulanmadığına, takdiri indirim nedenleri mevcut olmasına, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir tavrı olmamasına rağmen hukuki gerekçeden yoksun bir şekilde takdiri hükümlerinin uygulanmamasının istinaf nedeni yapılmadığına, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde geçit suç hükümlerinin uygulanmadığına, müvekkilin haksız yere tek fiilinden dolayı birden fazla suçtan cezalandırıldığına ve sair hususlara,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
İddianameye konu edilen İHA görüntüleriyle ilgili soruşturmanın neden başladığı ve soruşturmaya konu edilen teknik araçlarla izleme durumunun hangi birimlere bildirilip, hangi makamların verdiği izinler doğrultusunda kayıt altına alındığı hususu CMK'nın 140 ıncı maddesi uyarınca, emniyet, jandarma talebinin savcılık talebinin hakimlik kararının olup olmadığının tespiti için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğine, ... Bülbüle ait cep telefonunun HTS kaydı, arama, aranma, mesaj alma, mesaj atma kayıtlarının dosya içerisine alınması taleplerinin reddedildiğine, ...'nın cezaevinden çıkarıldığı ve cezaevine tekrar götürüldüğüne ilişkin beyanlarının doğruluğunun tespiti için cezaevinin giriş çıkış kayıtlarının ve kamera kayıtlarının istenmesine ilişkin taleplerinin reddedildiğine, bilirkişi raporunun 32 nci sayfasında yer alan görüntü kayıtlarında saat 22: 27: 44'ten 00: 53: 23'a kadar geçen sürede, kamera görüntülerinin bağ evinde neden bulunmadığı buna ilişkin ilgili görüntü kaydı yapan ve yönlendiren birimlerde görev yapan şahısların mahkeme huzurunda dinlenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğine, sanık ...'nın beyanlarından döndüğüne, işkence altında kurgu beyanlar verdiğini itiraf ettiğine, müvekkilin ... ile herhangi bir irtibatı olmadığına, söz konusu beyanın tutarsız bir diğer yönü ise, tanımadığı ve bilmediği bir insanın evine nerede olduğu ve plakası belli olmayan Doblo marka bir araçla geldiğine yönelik ifadeler olduğuna, ...'nın hiç tanımadığı, hiç bir şekilde iletişime geçmediği müvekkilin bulunduğu sokağa gelmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bu şahsın, müvekkilin bulunduğu sokağa hiçbir şekilde gelmediğine, müvekkilin de bu şahsı hiçbir şekilde tanımadığına, adli arama şartları oluşmasına rağmen, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından adli arama kararı alınmaksızın elde edilen hukuka aykırı delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, Fiat Doblo marka aracın şüpheli araç olduğu, İHA ile takip edilmeye başlandığı belirtilmesinden kaynaklı, ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına bu durumun bildirilip, adli soruşturmanın başlatılıp, adli arama kararı çıkarılması gerekirken, böyle bir prosedür izlenmeyerek, yapılan tüm işlemlerin Anayasa'nın 13 üncü maddesi kapsamında delil toplama yol ve yöntemlerine aykırı bir şekilde toplandığına, CMK'nın 206 ve 216 ncı maddeleri uyarınca, dosyadan çıkarılması gerekirken, hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, ortada bir soruşturma yokken, İHA kullanım talimatı hangi yetkili mercinin kararıyla verildiğinin belli olmadığına, dosyanın içerisinde herhangi kolluk talebi, savcılık talebi ve Sulh Ceza Hakimliği kararı olmadan İHA ile takip yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğuna, CMK'nın 140
ıncı maddede öngörülen teknik araçla takibe ilişkin herhangi bir hakim ve savcılık kararı bulunup bulunmadığının araştırılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğine, bilirkişi raporunun taraflı olarak düzenlendiğine, yerel mahkemenin gerekçeli kararının 12 nci sayfasında belirtildiği üzere, söz konusu örgüt mensuplarının bağ evine götürülmesine yardım ettiği iddiasının, bağ evine giden İHA görüntüleri ve ...'nın beyanlarının uyumlu olması gerekçe gösterilerek müvekkilin ... ve diğer örgüt mensuplarına yardım ettiği sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğuna, zira, delillerin toplanma yol ve yöntemlerinin hukuka uygun olmamasının yanı sıra, müvekkile gönderilen ya da müvekkil tarafından gönderilen herhangi bir mesaj bulunmadığına, bu hususun teyidi için mesaj içeriklerinin operatörlerden istenmesine ilişkin talebinin reddedilmesinin, silahların eşitliği ve ... yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, müvekkilin örgüt mensuplarına yardım ettiğine ilişkin dosyanın içerisinde şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, her ne kadar dosyanın içerisinde yer alan örgüt mensubuna gelen mesaj ile bağlantı kurulmaya çalışılmışsa da, müvekkil açısından yardımın nasıl yapıldığı sorusunun yanıtının bulunmadığına, ... adlı örgüt mensubunun beyanları ve dosyaya konulan İHA görüntüleri nedeniyle her ne kadar müvekkilin örgüte yardımda bulunduğu yönünde hüküm kurulmuş ise de, İHA görüntülerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olması, bu iddiayı güçlendirecek her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması, müvekkilin lehine olabilecek kimi delillerin elde edilmesine ise kovuşturma sürecinde mahkeme tarafından reddedilmesi nedeniyle, müvekkil hakkındaki suçlamanın şüphe düzeyinde kaldığına ve sair hususlara,
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
İddianameye konu edilen İHA görüntüleriyle ilgili soruşturmanın neden başladığı ve soruşturmaya konu edilen teknik araçlarla izleme durumunun hangi birimlere bildirilip, hangi makamların verdiği izinler doğrultusunda kayıt altına alındığı hususu CMK'nın 140 ıncı maddesi uyarınca, emniyet, jandarma talebinin savcılık talebinin hakimlik kararının olup olmadığının tespiti için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğine, ... Bülbüle ait cep telefonunun HTS kaydı, arama, aranma, mesaj alma, mesaj atma kayıtlarının dosya içerisine alınması taleplerinin reddedildiğine, ...'nın cezaevinden çıkarıldığı ve cezaevine tekrar götürüldüğüne ilişkin beyanlarının doğruluğunun tespiti için cezaevinin giriş çıkış kayıtlarının ve kamera kayıtlarının istenmesine ilişkin taleplerinin reddedildiğine, bilirkişi raporunun 32 nci sayfasında yer alan görüntü kayıtlarında saat 22: 27: 44'ten 00: 53: 23'a kadar geçen sürede, kamera görüntülerinin bağ evinde neden bulunmadığı buna ilişkin ilgili görüntü kaydı yapan ve yönlendiren birimlerde görev yapan şahısların mahkeme huzurunda dinlenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğine, sanık ...'nın beyanlarından döndüğüne, işkence altında kurgu beyanlar verdiğini itiraf ettiğine, müvekkilin ... ile herhangi bir irtibatı olmadığına, söz konusu beyanın tutarsız bir diğer yönü ise, tanımadığı ve bilmediği bir insanın evine nerede olduğu ve plakası belli olmayan Doblo marka bir araçla geldiğine yönelik ifadeler olduğuna, ...'nın hiç tanımadığı, hiç bir şekilde iletişime geçmediği müvekkilin bulunduğu sokağa gelmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bu şahsın, müvekkilin bulunduğu sokağa hiçbir şekilde gelmediğine, müvekkilin de bu şahsı hiçbir şekilde tanımadığına, adli arama şartları oluşmasına rağmen, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından adli arama kararı alınmaksızın elde edilen hukuka aykırı delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, Fiat Doblo marka aracın şüpheli araç olduğu, İHA ile takip edilmeye başlandığı belirtilmesinden kaynaklı, ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılıığına bu durumun bildirilip, adli soruşturmanın başlatılıp, adli arama kararı çıkarılması
gerekirken, böyle bir prosedür izlenmeyerek, yapılan tüm işlemlerin Anayasa'nın 13 üncü maddesi kapsamında delil toplama yol ve yöntemlerine aykırı bir şekilde toplandığına, CMK'nın 206 ve 216 ncı maddeleri uyarınca, dosyadan çıkarılması gerekirken, hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, ortada bir soruşturma yokken, İHA kullanım talimatı hangi yetkili mercinin kararıyla verildiğinin belli olmadığına, dosyanın içerisinde herhangi kolluk talebi, savcılık talebi ve Sulh Ceza Hakimliği kararı olmadan İHA ile takip yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğuna, CMK'nın 140 ıncı maddede öngörülen teknik araçla takibe ilişkin herhangi bir hakim ve savcılık kararı bulunup bulunmadığının araştırılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğine, bilirkişi raporunun taraflı olarak düzenlendiğine, yerel mahkemenin gerekçeli kararının 12 nci sayfasında belirtildiği üzere, söz konusu örgüt mensuplarının bağ evine götürülmesine yardım ettiği iddiasının, bağ evine giden İHA görüntüleri ve ...'nın beyanlarının uyumlu olması gerekçe gösterilerek müvekkilin ... ve diğer örgüt mensuplarına yardım ettiği sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğuna, zira, delillerin toplanma yol ve yöntemlerinin hukuka uygun olmamasının yanı sıra, müvekkile gönderilen ya da müvekkil tarafından gönderilen herhangi bir mesaj bulunmadığına, bu hususun teyidi için mesaj içeriklerinin operatörlerden istenmesine ilişkin talebinin reddedilmesinin, silahların eşitliği ve ... yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, müvekkilin örgüt mensuplarına yardım ettiğine ilişkin dosyanın içerisinde şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, her ne kadar dosyanın içerisinde yer alan örgüt mensubuna gelen mesaj ile bağlantı kurulmaya çalışılmışsa da, müvekkil açısından yardımın nasıl yapıldığı sorusunun yanıtının bulunmadığına, ... adlı örgüt mensubunun beyanları ve dosyaya konulan İHA görüntüleri nedeniyle her ne kadar müvekkilin örgüte yardımda bulunduğu yönünde hüküm kurulmuş ise de, İHA görüntülerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olması, bu iddiayı güçlendirecek her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması, müvekkilin lehine olabilecek kimi delillerin elde edilmesine ise kovuşturma sürecinde mahkeme tarafından reddedilmesi nedeniyle, müvekkil hakkındaki suçlamanın şüphe düzeyinde kaldığına ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... Yönünden Yapılan Değerlendirme:
"...Olay tarihi olan 11.07.2017 günü Mardin İli Artuklu İlçesi Çayırpınar ve Çukuryurt Mahallelerinde terör örgütü PKK mensuplarının bulunduğuna yönelik bilgi alınması üzerine Mardin İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay yerine intikal ettiği, sanık ...'ün kullandığı Çayırpınar Mahallesinde bulunan sulama evinin güvenlik güçlerince çembere alındığı, zırhlı araçla yapılan ikaza rağmen evin içerisinde bulunan şahısların teslim olmadıkları, evin içerisinde bulunan sanık ...'nın yanında bulunan terör örgütü mensupları ... ve ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek evin içerisinden müştekilerin içerisinde bulunduğu zırhlı jandarma aracına doğru el bombası attıkları, el bombasının zırhlı aracın altında patladığı, ardından içeriden uzun namlulu silahlarla zırhlı araca doğru ateş ettikleri, bu ateş sonucunda ... ... isimli zırhlı aracın sağ sis farı ve korumalığının kırıldığı, sol ayna korumalığının ve sol çakar korumalarının isabet alarak kırıldığı, zırhlı araçta bulunan silahlarla
karşılık verildiği, çıkan toz bulutundan yararlanarak bu şahısların evden çıkarak kaçmaya başladıkları, yapılan takip ile sanık ...'nın teslim olduğu, hemen yakınında bulunan diğer örgüt mensubu ...'un ise yeniden el bombası atmak istemesi üzerine ateş edilerek etkisiz hale getirildiği, evde bulunan terör örgütü mensubu ...'nın ise olay yerinden kaçmayı başardığı, sanık ...'nın eşyaları üzerinde yapılan incelemede 1 adet kaleşnikov marka silah, bu silaha ait şarjör ve mermiler ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık ... duruşmadaki savunmasında PKK silahlı terör örgütüne üye olmadığını ve olay sırasında kendisinin jandarma görevlilerine ateş etmediğini beyan etmiş ise de soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu savunmasında 2002 yılında terör örgütü PKK'ya katıldığını, askeri ve ideolojik eğitimler aldığını, örgüt içerisinde ... kod adıyla faaliyet yürüttüğünü, olay sırasında jandarma görevlilerinin "teslim ol" çağrılarına ateşle karşılık verdiklerini beyan etmiş olması, yine müştekilerin beyanlarında olay sırasında sanık ...'nin uzun namlulu silahla kendilerine ateş ettiğini gördüklerini beyan etmiş olmaları ayrıca Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 25.01.2018 tarihli raporuna göre sanık ...'den alınan svap örneklerinde atış artığı tespit edilmiş olması nedeniyle sanığın bu savunmasına itibar edilmemiş, müştekilerin bulunduğu zırhlı araca el bombası atılması ve uzun namlulu silahlarla müştekilere ateş edilmesi eylemlerinde sanık ...'nın yanında bulunan diğer terör örgütü mensuplarıyla müşterek hakimiyet kurduğu ve bu eylemlerden sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Saklandıkları evde bulunduklarının tespit edilmesi üzerine güvenlik güçlerince yapılan "teslim ol" çağrısına rağmen terör örgütü PKK içerisinde ... kod adıyla faaliyet yürüten sanık ...'nın yanında bulunan diğer örgüt mensupları ... ile birlikte Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 02.01.2018 tarihli uzmanlık raporuna göre aynı yasanın 12/4 üncü fıkrası kapsamında vahim nitelik arz eden uzun namlulu kaleşnikov tüfeklerle müştekilerin içinde bulunduğu zırhlı araca ateş etmek ve yine Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 13.11.2017 ve 25.01.2018 tarihli uzmanlık raporlarına göre canlılar üzerinde yakıcı, yaralayıcı ve tahrip edici özelliğe sahip el bombası atmak suretiyle her bir müştekiye yönelik olarak ayrı ayrı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçunu işlediği sabit görülmüş ve eylemlerine uyan TCK'nın 82/1-g bendi uyarınca müşteki sayısı olan 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle TCK'nın 35/1-2 nci fıkraları uyarınca olay sırasında kullanılan el bombası ve uzun namlulu silahların nitelikleri dolayısıyla meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren 4 kez ayrı ayrı 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın kastının yoğunluğu ve verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir...
...Türkiye Cumhuriyeti Devleti Egemenliğindeki toprakların bir kısmını ayırma amacını taşıyan PKK silahlı terör örgütü üyesi olan sanık ... tarafından işlendiği sabit olan ve yukarıda
açıklanan müşteki jandarma görevlilerine yönelik görevlerinden dolayı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının kanun maddesinde sayılan neticeleri gerçekleştirebilecek vahim nitelikte eylemler olarak kabul edilmesinin tartışmasız olduğu kabul edilmekle sanık ...'nın eylemlerine uyan TCK'nın 302/1 inci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir...."
2. Sanıklar ... ve ... Yönünden Yapılan Değerlendirme:
"...Sanık ...'nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda 08.03.2018 tarihinde kollukta vermiş olduğu beyanında sanıklar ... ve ...'ın evlerine gittiklerini, yemek yediklerini, evden bazı malzemeleri pikap tarzı bir araca yüklediklerini beyan etmiş olması, bu beyanların dosya içerisinde bulunan insansız ... aracı tarafından tespit edilen görüntü kayıtlarıyla uyumlu olması, yine olaydan sonra sanık ...'ya ait cep telefonu üzerinde yapılan inceleme sonucunda "Cirnike Köyü, ..., Parola Haciye Res Malzemeleridir" şeklinde mesaj gönderildiğinin tespit edilmiş olması, diğer sanık ...'ün soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığında vermiş olduğu beyanında olay günü saat 18: 00 sıralarında sanık ...'ün eve gelerek Tata marka pikapın anahtarını istediğini duyduğunu beyan etmiş olması ve güvenlik güçleri ile sanık ... ve yanında bulunan diğer terör örgütü mensupları arasında çatışmanın yaşandığı sulama evinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 11.11.2017 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre sulama evinin dış kapı kilidinde zorlama, eğilme olmadığı, kapı anahtarının kilit iç kısmında takılı olduğunun tespit edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların bu savunmalarına itibar edilmemiştir....
...Tüm bu açıklamalar ve somut dosya incelendiğinde ise sanıklar ... ve ...'ün silahlı terör örgütü PKK ile aralarında organik bağın oluştuğu, sanıkların bu örgütün hiyerarşisi içerisinde yer alarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduklarına dair delil bulunmasa da terör örgütü PKK mensubu sanık ... ve yanında bulunan diğer örgüt mensuplarını olay günü evlerinde barındıran, malzeme nakletmelerine imkan sağlayan sanıkların bu eylemlerinin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu mahkememizce kabul edilmiş ve sanıkların eylemlerine uyan TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir....
...Olay tarihinde sanık ...'ün evinde yapılan aramada 02.01.2018 tarihli uzmanlık raporuna göre 6136 ... Kanun'a göre yasak niteliğe haiz Pietro Beretta Gardone marka bir tabanca ele geçirilmiş, sanık ... savunmasında bu tabancayı Suriye uyruklu bir şahıstan satın aldığını beyan etmiş ve böylelikle sanık ...'ün üzerine atılı 6136 ... Kanun'a Muhalefet suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan aynı Kanun'un 13/3 üncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir...."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında 6136 ... Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, söz konusu suçlar bakımından sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ... Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, bu kapsamda olay tarihinde güvenlik güçleriyle çatışmaya girip yaralı olarak yakalandığı, müşterek fail olarak bu eylemlerin içinde yer aldığı katılanlar ve müşteki beyanları, sanığın savcılık ifadesi sırasında ikrarı, görüntü inceleme tutanakları ve uzmanlık raporlarıyla sabit olduğu görülmekle, sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek şeklinde tezahür eden eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş, ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve soruşturma aşamasında savcılık beyanlarında gerek kendisi gerekse aynı dosya sanıkları ... ve ... hakkında hükme esas alınan örgütsel faaliyetleri ikrar eden, kollukta çok sayıda örgüt mensubu hakkında teşhiste bulunan kovuşturma aşamasında ise beyanlarından ve teşhislerinden dönen sanık hakkında hüküm kurulurken hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1-Sanığın olay tarihinde güvenlik güçleriyle çatışmaya girdiği sabit ise de, olayda güvenlik güçlerinden yaralanan kimsenin olmadığı, güvenlik güçlerinin zırhlı araçta bulundukları, sanığın kaç kişiyle çatıştığını bildiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmekle, güvenlik güçleriyle çatışmaya girdiği ve ateş ettiği sabit olan sanığın olayda ölü/yaralı olmaması ve sanığın kaç kişiyle çatışmaya girdiğini bilip bilmediğinin belirlenememesi nedeniyle bir kez kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken çatışmaya katılan güvenlik güçlerinin sayısınca kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması,
2-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve soruşturma aşamasında savcılık beyanlarında gerek kendisi gerekse aynı dosya sanıkları ... ve ... hakkında hükme esas alınan örgütsel faaliyetleri ikrar eden, kollukta çok sayıda örgüt mensubu hakkında teşhiste bulunan kovuşturma aşamasında ise beyanlarından ve teşhislerinden dönen sanık hakkında hüküm kurulurken hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında 6136 ... Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 ... Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/1777 Esas, 2019/1106 ... kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma ve Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/1777 Esas, 2019/1106 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık ...'nın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.