Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Hendek Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 tarihli ve 2012/184 Esas, 2012/448 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç konusu orman emvalininin müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/253 Esas, 2016/741 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasıyla 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu'nun 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ... hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri; eksik araştırma yapıldığına, olayda kusuru bulunmadığına ve cezanın infazı halinde mağdur olacağına ilişkindir.

1.15.02.2012 tarihinde sanık ...'in temyiz dışı sanık ...'nın ağaç kestiğini beyan etmesi üzerine yapılan incelemede, tahmini 15 gün önce motorlu testere ile kesilmiş ağaç kökleri tespit edildiği, ...'dan sorulduğunda ağaçları kendisinin kesmediğini, ormanın başka bir yerinde sanık ...'in üç adet ağaç kestiğini beyan ederek kökleri gösterdiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmalarında ağaç kesmediğini, sanık ...'nın kestiği ağaçları görevlilere gösterdiğini beyan etmiştir.

3.Temyiz dışı sanık ..., sanık ...'in kendisine iftira attığını, sanık ...'yi ağaç keserken bizzat gördüğünü beyan etmiştir.

4.Tutanak tanığı keşifte her iki sanığın birbirini suçlayarak farklı kökler gösterdiğini beyan etmiştir. Mahkemece keşif sırasında yapılan gözlemde sanıkların ikametlerinin suça konu ağaç köklerine yakın mesafede olduğu tespit edilmiştir.

5.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin amenajman planında koru ormanı sınırlarında olduğu, yapacak nitelikte ağaçların motorlu testere ile dikiliden kesildiği tespit edilmiştir.

1.Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü, 230 uncu ve 289 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden sadece Mahkemenin 08.06.2012 tarihli ve 2012/184 Esas, 2012/448 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına atıf yapılarak gerekçesiz olarak hüküm kurulması;

2.Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olması, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 7 nci maddesinin ikinci fıkrası
hükümleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/253 Esas, 2016/741 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.