SUÇLAR: Tefecilik yapmak, sahte belge düzenlemek

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 Tarihli ve 2015/191 Esas, 2017/267 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik yapmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararI verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 Tarihli ve 2020/301 Esas, 2021/1611 Karar Sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında;

1. Sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Tefecilik yapmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafilerinin temyiz isteği; ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile atılı suçların unsurlarının oluşmadığının belli olduğuna, tanıkların mahkeme ifadelerine itibar edilmediğine, eylemlerin suç olduğu kabul edilse bile eylemin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge suçunu oluşturduğuna, vergi barışından yararlandığı için düzenlenen raporların yok hükmünde olduğuna, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğine, komisyon alınıp alınmadığının belirlenmesi için ek bilirkişi raporu alınması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğüne yapılan ihbar ile sanığın çalıştırdığı iş yerinde pos tefeciliği faaliyetinde bulunulduğunun belirtilmesi üzerine, Kastamonu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.09.2012 tarihli ve 2012/333 Değişik iş sayılı arama kararı ile sanığın iş yerinde yapılan aramada muhtelif kişiler adına çok sayıda kredi kartı, bu kartların üzerine yapıştırılmış kredi kartı şifreleri, komisyon ve ödenecek borç gibi ibarelerin yer aldığı kağıt parçaları, defterler ele geçirilmiş, söz konusu belgeler inceleme için vergi dairesine gönderilmiş, yapılan inceleme sonucunda düzenlenen vergi suçu raporu ve ekleri ile sanığın 2012 takvim yılında pos tefeciliği faaliyetini gizlemek için sahte gider pusulası ve sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği iddia edilmiş, dava şartı olan mütalaanın dosyada olduğu görülmüş, ele geçirilen kredi kartı sahiplerinden bir çoğu kolluk tarafından alınan ifadelerinde kredi kartlarının borçlarını ödemekte zorlandıklarını, bu nedenle kredi kartlarını sanığa verdiklerini, onun da belirli bir komisyon karşılığında kredi kartı borçlarını ödediğini beyan etmiş, mahkemede alınan beyanlarında bir çoğu bu ifadelerini değiştirmiş ve altın alıp sattıklarını beyan etmiş, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda, mükellefin bankacılık sistemi dışında borç para verme faaliyeti ile ilgili olarak mükellefiyet tesis ettirdiği, kendisine verilen bu yetkiyi kullandığını, bunun dışında bir faaliyette bulunmadığını, düzenlenen fatura ve gider pusulalarının gerçek bir alım satım karşılığında düzenlendiğini, bu nedenle sanığa atılı suçların unsurlarının oluşmadığı görüşü bildirilmiş, Mahkemece tanıkların beyanları ve bilirkişi raporu göz önüne alınarak atılı suçların oluşmadığı kabulü ile sanık hakkında beraat hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, tanıkların kollukta verdikleri ifadelerine olayın hemen akabinde verilmesi nedeniyle itibar edildiğini, tanıklar Ş.K, M.Y., B.K., Ş.K. Ve E.T'nin hem kollukta hem de mahkemede aynı ifadeleri vererek kredi kartları ile herhangi bir alım satım yapmadıklarını, belirli bir komisyon karşılığında borçlarını ödemesi için sanığa bıraktıklarını beyan etmeleri, ele geçirilen 165 adet kredi kartının üzerinde şifre, borç, yatırıldığı para ve komisyon ibarelerinin olduğu not parçlarının bulunması, yine aramada iş yerinde ticari amaçlı herhangi bir malzemenin ele geçirilememesi, bu nedenle bir mal alım satımının olmadığının sabit olması ve bu nedenle atılı suçların oluştuğu tüm dosya kapsamı ile sabit görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 Tarihli ve 2015/191 Esas, 2017/267 Karar sayılı tefecilik yapmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından verilen beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına ve sanığın eylemlerinin sübut bulduğu kabulü ile hakkında sahte fatura düzenlemek ve tefecilik suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;

1. Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ncı maddesi ile Vergi Usul Kanunu 359 uncu. maddesinde düzenlenen sahte fatura düzenleme suçlarının fikri içtima kapsamında kaldığı şeklindeki yanlış değerlendirme ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme ve tefecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, yasaya aykırı,

2. Sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu yönünden; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3,4,5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/301 Esas, 2021/1611 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.