...
Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Kadastro sırasında ... ili ... Köyü çalışma alanında bulunan 243,509 ve 1333 parsel ... 152.600,00; 198.600,00 ve 84.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu ya da vergi kayıt miktar fazlası oldukları belirtilerek kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılmıştır.
2.Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 509 parsel ... taşınmazın komşu 510 parsel ... taşınmaz ile bütün halde davacıların miras bırakanı ... adına kayıtlı Mart 1942 tarih 37 sıra numaralı tapu kaydının ve 1946 tarih ve 57 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığını, çekişmeli taşınmazın murisin ölümüne kadar 60 yılı aşkın süre zilyetliğinde olduğunu, ölümünden sonra ise mirasçıları olarak taşınmazın davacıların zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dava dilekçesinde belirtilen payları nispetinde adlarına tescilini istemiştir.
3.Birleşen dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 509 parsel ... taşınmazın yaklaşık 50 dönümü ile 508 parsel ... taşınmazın bütün halde ...,...’a ait olup, bu kişi adına 1946 tarih 56 tahrir numaralı vergi kaydı ile kayıtlı olduğunu, ölümü ile yapılan taksim neticesinde taşınmazın oğlu ...’a düştüğünü ve bu kişinin de ölümü ile taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini ve diğer mirasçıların payını satın alan ...’dan taşınmazı satın aldığını ileri sürerek taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın iddiasına konu kısmının adına tescilini istemiştir.
İş bu dava dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.1997 tarih ve 1992/229 Esas, 1997/290 Karar ... kararı ile önce görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilmiş, bilahare ise ... Kadastro Mahkemesinin 06.08.1999 tarihli kararı ile eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
4.Birleşen dava dosyasında davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 243 parsel ... taşınmazın komşu 242 parsel ... taşınmaz ile bütün halde davacıların miras bırakanı ... adına kayıtlı 1946 tarih 21 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığını, çekişmeli taşınmazın murisin ölümüne kadar 60 yılı aşkın süre zilyetliğinde olduğunu, ölümünden sonra ise mirasçıları olarak taşınmazın davacıların zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dava dilekçesinde belirtilen payları nispetinde adlarına tescilini istemiştir.
İş bu dava dosyasının yargılaması sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 09.03.1992 tarih ve 1989/112 Esas, 1992/65 Karar ... kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacılar yararına irsen intikal yolu ile zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 243 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, (A) harfi ile gösterilen 245.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının emlak kaydı ile belgeli olarak davacı ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 6.300,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise taşlık niteliği ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 11.03.1993 tarihli ve 1992/7560 Esas, 1993/2246 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazın komşu 242 parsel ... taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olup, meraya bitişik olduğu gerekçesi ile mera olarak sınırlandırıldığı, İlk Derece Mahkemesince vergi kaydının sabit hudutlu olduğu kabulü ile davanın kabulüne karar verildiği ancak bu kabulün dosya kapsamına uygun düşmediği, kaydın hududunda okunan ... tarlasının taşınmazın sınırlarında bulunmamakta olup, komşu da 244 parsel ... mera taşınmazı bulunduğu, yine kuzeyde okunan ... tarlası yeri olarak gösterilen 232 parsel ... taşınmazın da bu hududu çevrelemediği gibi taşınmazın genişletilmeye elverişli taşlık hududuna da sınır olduğu, dolayısı ile kaydın sabit hudutlu olduğu kabulüne imkan bulunmadığı, kayıt miktarı kadar yerin de komşu 242 parselden alındığına göre davacıların kayda dayalı yerlerinin kalmadığının anlaşıldığı, öte yandan (A) harfi ile gösterilen kısımda zilyetlikle iktisap koşullarının da davacı taraf yararına gerçekleştiğinin dosya kapsamı ile belirlendiği açıklanarak 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesindeki sınırlamanın dikkate alınarak Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü nezdinde belgesiz zilyetlik yolu ile edinilen taşınmaz olup olmadığı araştırılarak, taşınmazın sulu ve ya kuru olup olmadığı da nazara alınmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 29.03.1994 tarih ve 1993/92 Esas, 1994/44 Karar ... ... kararı ile eldeki dava ile birleştirilmiştir.
5.Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 1333 parsel ... taşınmazın komşu 1332 parsel ... taşınmaz ile bütün halde davacıların miras bırakanı ... adına kayıtlı 1946 tarih ve 257 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığını, çekişmeli taşınmazın murisin ölümüne kadar 60 yılı aşkın süre zilyetliğinde olduğunu, ölümünden sonra ise mirasçıları olarak taşınmazın davacıların zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dava dilekçesinde belirtilen payları nispetinde adlarına tescilini istemiştir.
İş bu dava dosyasının yargılaması sonucunda ... Kadastro Mahkemesi'nin 09.03.1992 tarih ve 1989/122 Esas, 1992/70 Karar ... kararı ile; "...taşınmaz üzerinde davacılar yararına irsen intikal yolu ile zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1333 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, emlak kaydı ile belgeli olarak, davacı ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.09.1993 tarihli ve 1993/8633 Esas, 1993/10162 Karar ... kararı ile; "...yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti sırasında komşu 1332 parsel ... taşınmaza uygulanan vergi kaydının batısının hali ve kuzeyinin ise purtalık okuması ve bitişiğinde de 1184 parsel ... mera ile sazlık olarak tespit edilen 1307 parsel ... taşınmaz bulunması nedeni ile miktar fazlasının meradan kazanıldığı belirtilerek mera olarak sınırlandırıldığı, buna karşın kuzeydeki 1307 parsele ilişkin tutanak ve ekleri getirtilip incelenmediği gibi, komşu 1334 parsel ... taşınmazın dayanağı vergi kaydının da getirtilip değerlendirilmediği, yörede 4753 ... Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 ... Kanun) uyarınca mera tahsisi yapıldığı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide de mera bulunduğu bildirildiği halde tahsis haritalarının getirtilip uygulanmadığı, belgesiz kısıtlamaları üzerinde de durulmadığı açıklanarak 1307 parsel ... taşınmazın kadastro tespit tutanağının örneği ve bu taşınmazın tespitine esas kayıt ve belgeler ile 1334 parsel ... taşınmaza uygulanan vergi kaydı, ayrıca toprak tevzi komisyonunca 17550 dönümlük mera tahsis kararı ve dayanağı haritaların getirtilmesi, çekişmeli taşınmazların bulduğu ... Köyü'nün evveliyatında ... ili ... ilçesine bağlı iken sonradan ... ilçesine bağlandığı ve davacıların miras bırakanı ... ile ... arasında toprak tevzi çalışmaları sırasında niza çıkması nedeniyle ... 'nin 12 ada 1,9,13 ada 1,14 ada 1 ve 15 ada 1 parseller hakkında Emirdağ mahkemelerinde açılan dava dosyalarının getirtilmesi ve çekişmeli parsellerle ilgili olup olmadıklarının araştırılması, iddiaya göre mera hudutname tutanaklarında parselin sınırları tarif edilirken davacı tarafın miras bırakanı ... tarlaları ile sınır okuduğu belirtildiğinden bu konunun da gözönünde bulundurularak inceleme yapılması, bundan sonra çevreyi iyi bilen, mera ile yarar ilişkisi bulunmayan komşu köylerden seçilecek yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler, ziraat mühendisi ve uzman bilirkişinin katılımı ile keşif yapılması, bu keşif sırasında davacıların dayandığı kayıtlar ile mera tahsis kararı ve haritalarının yerine uygulanması, daha önce taraflar arasında Emirdağ mahkemelerinde görüldüğü anlaşılan davalar ile çekişmeli parsellerin ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğunun, kimden kime kaldığının, kimler tarafından nasıl zilyet edildiğinin, bitişik mera ve sazlık parsellerinin devamı olup olmadığının, zilyetliğinin ekonomik amacına uygun olup olmadığının, bilirkişi ve taraf tanıklarının ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı beyanları ile saptanması, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın ve komşu mera ve sazlık niteliğindeki taşınmazların bitki örtüsü, toprak yapısı, işleniş biçimi, öncelerinin mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazları birbirinden ayıran değişmez ve doğal sınırlar bulunup bulunmadığı ve mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, davacıların sadece mevki ismi yazılı, sınırları bulunmayan 1981 tarihli beyannameye dayandıklarından aynı mevkide davacılar adına tespiti belgesizden yapılan ya da aynı nedenle dava konusu edilen vergi beyannamesinde yazılı mevki ve miktara uygun başka taşınmaz olup olmadığının bilirkişi ve tanıklardan sorularak doğruluğunun getirtilecek olan askı ilan tutanakları ve komşu kayıtlarla denetlenmesi, vergi kaydının sınırında okunan putalık (kovalık) sınırının yörede mera anlamında kullanılıp, kullanılmadığının araştırılması, taşınmazın öncesinde mera olduğunun belirlenmesi halinde kamu malı niteliğindeki meraların zilyetlik ile kazanılamayacağının düşünülmesi ve toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 29.03.1994 tarih ve 1994/45 Esas, 1994/54 Karar ... ... kararı ile eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
... Kadastro Mahkemesi'nin 25.05.1992 tarihli ve 1989/110 Esas, 1992/141 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazın kadim ya da tahsisli mera olmayıp, tarım arazisi olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 509 parsel ... taşınmazın 18.05.1992 tarihli teknik bilirkişi raporunda (a) harfi ile gösterilen 108.800,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının emlak beyanı ile belgeli olarak, hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri, taşınmazın geriye kalan ve (b) harfi ile gösterilen 87.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.09.1993 tarihli ve 1993/8634 Esas, 1993/10163 Karar ... kararıyla; "...yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, teknik bilirkişi raporunda 508 ve 509 parsel ... taşınmazların haritasına uymadığını belirttiği halde bu husus üzerinde durulmadığı, yörede 4753 ... Kanun uyarınca mera tahsisi yapıldığı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide de mera bulunduğu bildirildiği halde tahsis haritalarının getirtilip uygulanmadığı, belgesiz kısıtlamaları üzerinde de durulmadığı açıklanarak 508,509,510 nolu parsel ... taşınmazları bir arada gösterir pafta örneğinin kadastro müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra bu parselleri dıştan çevreleyen ve güneydeki yoldan sonra gelen Kahveciören Köyü kadastro çalışma alanında kalan parsellerin tutanak örnekleri ve dayanağı kayıt ve belgeler ile toprak tevzi komisyonunca 17550 dönümlük mera tahsis kararı ve dayanağı haritaların getirtilmesi, çekişmeli taşınmazların bulduğu Kaldırım Köyü'nün evveliyatında ... ili Emirdağ ilçesine bağlı iken sonradan ... ilçesine bağlandığı ve davacıların miras bırakanı ... ile ... arasında toprak tevzi çalışmaları sırasında niza çıkması nedeniyle Toprak Tevzi'nin 12 ada 1,9,13 ada 1,14 ada 1 ve 15 ada 1 parseller hakkında Emirdağ mahkemelerinde açılan dava dosyalarının getirtilmesi ve çekişmeli parsellerle ilgili olup olmadıklarının araştırılması, iddiaya göre mera hudutname tutanaklarında parselin sınırları tarif edilirken davacı tarafın miras bırakanı ... tarlaları ile sınır okuduğu belirtildiğinden bu konunun da gözönünde bulundurularak inceleme yapılması, davacıların Mart 1942 tarih 37 sıra numaralı tapu kaydı ile 1946 tarih 57 nolu vergi kaydına dayanmış olmaları nedeniyle söz konusu kayıtlar ile belgesiz zilyetliğe dayanılarak açtıkları davaların yargılamalarının devam ettiğinin anlaşılması halinde, bu dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin düşünülmesi, bundan sonra çevreyi iyi bilen, mera ile yarar ilişkisi bulunmayan komşu köylerden seçilecek yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler, ziraat mühendisi ve uzman bilirkişinin katılımı ile keşif yapılması, bu keşif sırasında davacıların dayandığı kayıtlar ile mera tahsis kararı ve haritalarının yerine uygulanması, daha önce taraflar arasında Emirdağ mahkemelerinde görüldüğü anlaşılan davalar ile çekişmeli parsellerin ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğunun, kimden kime kaldığının, kimler tarafından nasıl zilyet edildiğinin, bitişik mera ve sazlık parsellerinin devamı olup olmadığının, zilyetliğinin ekonomik amacına uygun olup olmadığının, bilirkişi ve taraf tanıklarının ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı beyanları ile saptanması, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın ve komşu mera ve sazlık niteliğindeki taşınmazların bitki örtüsü, toprak yapısı, işleniş biçimi, öncelerinin mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazları birbirinden ayıran değişmez ve doğal sınırlar bulunup bulunmadığı ve mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, davacıların sadece mevki ismi yazılı, sınırları bulunmayan 1981 tarihli beyannameye dayandıklarından aynı mevkide davacılar adına tespiti belgesizden yapılan ya da aynı nedenle dava konusu edilen vergi beyannamesinde yazılı mevki ve miktara uygun başka taşınmaz olup olmadığının bilirkişi ve tanıklardan sorularak doğruluğunun getirtilecek olan askı ilan tutanakları ve komşu kayıtlarla denetlenmesi, taşınmazın öncesinde mera olduğunun belirlenmesi halinde kamu malı niteliğindeki meraların zilyetlik ile kazanılamayacağının düşünülmesi ve toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...çekişmeli 243 parsel ... taşınmaz yönünden, taşınmazın kadastro tespit tutanağında yüzölçümü 152.600,00 metrekare olarak belirtilmekle beraber, esasen yüzölçümünün 250.336,32 metrekare olduğu, 1954 tarihli hava fotoğrafına göre çekişmeli taşınmazın 26.930,85 metrekare yüzölçümündeki kısmının sürülmemiş olduğunu, bozma ilamı uyarınca yapılan belgesiz araştırmasında davacı taraf adına belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz kaydına rastlanmadığı, dolayısı ile taşınmazın sürülmemiş kısmın dışındaki bölümünde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, çekişmeli 509 parsel ... taşınmaz yönünden, taşınmazın kadastro tespit tutanağında yüzölçümü 198.600,00 metrekare olarak belirtilmekle beraber, esasen yüzölçümünün 196.374,58 metrekare olduğu, davacı ... ve müştereklerinin dayandığı Mart 1942 tarih 37 sıra numaralı ve 1946 tarih 57 sıra numaralı vergi kaydnının taşınmaza uymadığı, davacı tarafın dayandığı hudut ihtiva etmeyen emlak kaydının bilinemediği ve mevkisinin de taşınmaza uymadığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 48.168,76 metrekare yüzölçümündeki kısmının ...'ın zilyetliğinde iken davacı ...’ya satıldığı ve bu kişi yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, geriye kalan 148.205,82 metrekare yüzölçümündeki kısımda ise davacı ... ve müşterekleri yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, çekişmeli 1333 parsel ... taşınmaz yönünden ise, davacı ... ve müştereklerinin dayandığı ve tespit esas olan vergi kaydının hududunda okunan “putalık” sınırının merada yetişen bitki türü olup, bir yere putalık denilmesinin o yerin mera olduğu anlamına geldiği, taşınmazın sınırlarında da mera ve sazlık vasıflı taşınmazların mevcut olduğu, dolayısı ile taşınmazın meradan açıldığının kabulü gerektiği, öte yandan davacı tarafın dayandığı hudut ihtiva etmeyen emlak kaydının bilinemediği ve mevkisinin de taşınmaza uymadığı gibi, kayıt malikinin de mahalli bilirkişi ve tanıklarca tanınmadığı..." gerekçesi davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne, davacı ...'nın davasının ise kabulüne, 509 parsel ... taşınmazın fen bilirkişileri ...,... tarafından düzenlenen 17.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokiye göre fiili yözölçümünün 196.374,58 metrekare olarak tespiti ile, raporda (A) harfi ile gösterilen 48.168,76 metrekare yüzölçümündeki kısmın bu taşınmazdan ifrazı ile davacı ...; taşınmazın geriye kalan 148.205,82 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 243 parsel ... taşınmazın fen bilirkişileri ...,... tarafından düzenlenen 17.09.2018 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokiye göre fiili yözölçümünün 250.336,32 metrekare olarak tespiti ile raporda (A) harfi ile gösterilen 26.930,85 metrekare yüzölçümündeki kısmının ...; taşınmazın geriye kalan 223.405,47 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 1333 parsel ... taşınmazın tespit gibi 3402 ... Kanun'un 16 ıncı maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin delillerin takdirinde hataya düştüğünü, çekişmeli 1333 ... taşınmaz yönünden dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların çekişmeli taşınmazın mera olmayıp, kök muris ...’ın zilyetliğinde olduğunu beyan ettikleri ve mera haritasının çakıştırılması sonucunda da mera ile ilgisinin bulunmadığının belirlendiğini, öte yandan vergi kayıt maliki ...’nin kök murisin kızı olup, murisin vefatından sonra taşınmazın zilyetliğini devam ettirdiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli 1333 parsel ... taşınmazın tamamına ve 243 parsel ... taşınmazın ... adına tesciline karar verilen bölümüne ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, ancak 243 parsel ... taşınmazın 1985 yılında mera olarak tahsis edilen yer olup, vergi kaydının da bu taşınmazı kapsamadığını, öte yandan taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı, evveliyatı itibari ile mera, yaylak ve kışlak gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıkları ve bu kapsamda davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14,16,17,18,20 ve 46 ıncı maddeleri.
1.Çekişmeli 1333 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Çekişmeli 243 ve 509 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
A.509 parsel ... taşınmazın hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
B.509 parsel ... taşınmazın hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı ile 243 parsel ... taşınmazın temyiz konu olup, hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı yönünden:
B1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
B2. Ne var ki, çekişmeli taşınmazların mera niteliğinde olmayıp, davacıların miras bırakanı ... ve mirasçıları yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği doğru olarak belirlenmekle birlikte, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca belgesiz zilyetlik yoluyla iktisap edilebilecek taşınmaz miktarı aynı çalışma alanı dahilinde sulu toprakta 40 ve kuru toprakta 100 dönümü aşamaz. Muris ...'ın 1956 yılında öldüğüne ve terekesinin iştirak halinde mülkiyete tabi olduğu anlaşıldığına göre, bu miktarın hesabında müşterek muris adına tespit edilen taşınmazlar ile mirasçılar adına muristen intikal hukuki sebebine dayanılarak tespit edilen taşınmazların dikkate alınacağı kuşkusuzdur. Mahkemece, belgesiz zilyetlik yoluyla edinilen taşınmaz miktarının araştırılması sonucunda dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/248 Esas, 1990/499 Karar ... ilamı ile davacılar adına 27.800,00 metrekare yer tespit ve tescil edildiği belirlenmiş olup, davaya konu parsellerle birlikte değerlendirildiğinde 100 dönüm limitinin aşılacağı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazlardan davacı taraf tercih hakkı kullandırılmak suretiyle, davacı tarafça tercih edilecek parsel ve taşınmaz bölümünden 100 dönüme tamamlanacak şekilde ifraz edilerek davacılar adına tesciline, limiti aşan miktar yönünden ise davanın reddine ve tespit gibi kamu orta malı mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı ... vekilinin 1333 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaza ilişkin usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
2.Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı ... vekilinin 243 ve 509 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlara ilişkin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.