Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Boru Gemi İm. Tes. Tech. Ticaret Ltd. Şti adlı işyerinde 16/05/2003 tarihinde işe başladığını, ....’nin taşeron firması olan ... Boru Gemi Şirketi’nde iş akdini sonlandırdığı 17/12/2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, iş akdinin sonlandırıldıktan sonra SGK dökümlerinden aynı kişilere ait veya olmayan farklı sigorta numaralı şirketlerde gösterildiğini öğrendiğini, sürekli ve daimi olarak aynı yerde ... adlı firmanın çalışanı olarak ... Gemi İnşaat Firmasında çalıştığını, ücretlerini zamanında almadığı için iş akdinin haklı nedenle feshettiğini, maaşının 1.700,00 TL net olduğunu, 2012 yılı 9. aydan itibaren bir kısım 10. 11. 12. Aylara ait toplam 5.548,97 TL ücret alacağının ödenmediğini, bir kısım ödeme yapıldığını, halen 1.100,00 TL ücret alacağı olduğunu, ödemelerin bir kısmını elden bir kısmını banka aracılığıyla aldığını, sabah 08.00 akşam 18.00 saatleri arasında çalıştığını, çoğu çalışma günlerinde 2-3 saat mesai yaptığını, ayrıca davalı Şirkete ait araçlarda işçilerin getirilip götürülmesi için şoför olarak görev yaptığını, fesihten sonra alacaklarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak SGK kayıtları nazara alınarak davacının 16/05/2003-17/12/2012 tarihleri arası 9 yıl 7 ay 1 gün davalı ... Şirketi’nin elemanı olarak diğer davalı ... Şirketi’nin tersanesinde çalıştığının sabit bulunduğu, bu süre zarfında davacı ... Gemi adlı bir başka şirkette çalışmış, fakat tanık beyanlarıyla bu şirketin muvazaalı olarak kurulduğu, davalı şirketler ve yetkililerinin aynı olduğu, banka kayıtlarında maaş ödemelerinin aynı hesap üzerinden yapıldığı, hizmet süresi haricinde ... Gemi Şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı anlaşıldığından davacının kesintisiz olarak aynı iş yerinde çalıştığı, davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi olduğu sabit sayılarak işçilik alacaklarından 2 şirketin de sorumlu olduğu kanaatinin hasıl olduğu, davacının ücreti tanık beyanları ve emsal ücret araştırmaları nazara alınarak net 1.700, TL giydirilmiş olarak da 2.741,12 TL olarak kabul edildiği, davacının bazen servis şoförlüğü yaptığı, mesaiden sonra arkadaşlarının evden alıp eve bıraktığı, tanık beyanlarıyla hafta da 18 saat fazla mesaisinin olduğu, fazla mesailerin ve ücretlerin ödenmediği anlaşıldığından davacının feshinin haklı olduğu ve tazminat gerektirdiği, bilirkişinin hesapladığı fazla mesai ve tatil ücreti alacağından çalışma süresi, yapılan iş nazara alınarak %20 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-İhtiyati tedbir kararı temyize kabil olmayıp itiraza tabi olduğundan davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik temyizi bu nedenle inceleme konusu yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükmede dayanak bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma süresi tanık beyanları ve Yargıtay içtihatları nazara alınarak günlük 3 saat, haftalık 18 saat olarak kabul edilmiş ise de; dosyadaki bilgi belge ve bilhassa tanık anlatımlarından davacının haftanın 5 günü 2 saat fazla çalıştığı, buna göre haftalık 10 saat fazla çalışmanın hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle fazla çalışmasının haftalık 10 saat yerine 18 saat olarak hesaplanması bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı işçinin uyuşmazlık konusu alacak kalemlerinin ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasın ve Aralık aylarına ait toplam 5.548,97 TL ücret alacağının ödenmediğini iddia ederek talepte bulunmuştur.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda dosyaya mübrez davacıya ait hesap ekstresinde, ... maaş ödemesi açıklaması ile 2012 yılı 9.ayından itibaren 05.10.2012 tarihinde 600,00 TL ödeme yapıldığı, ayrıca hesap ekstresinde 9.aydan itibaren 06.09.2012 tarihinde 600,00 TL, 17.10.2012 tarihinde 1.300,00 TL, 20.11.2012 tarihinde 555,55 TL, 26.11.2012 tarihinde 3.995,00 TL, 19.12.2012 tarihinde 2.380,97 TL, 28.12.2012 tarihinde 2.054,73 TL toplam 10.886,25 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş, ancak ödemelere ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığından söz konusu ödemelerin hesaplamada dikkate alınmadığı açıklanmıştır.
Davalı işveren davacının hak ve alacaklarının ödendiğini savunmuş, bu yönüyle hespalamaya itiraz etmiştir. Temyizde de davacının banka hesabına 10.886,25 TL. ödeme yapıldığı, hak kazandığı aylık ücretin üzerinde yapılan bu ödemenin fazla çalışma karşılığı olduğunu ileri sürülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş, davacı işçiye, davalı işverenlikçe kayıtlarda yapıldığı tespit edilen bu ödemelerin ne için, hangi kaleme ilişkin olduğunun sorulması ve sonucuna göre ücret alacağı veyahut uyuşmazlık konusu diğer alacak kaleminin belirlenmesinden ibarettir. Ödemelerin bu şekilde değerlendirilmemesi hatalıdır.
5-Hükmedilen alacakların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşünülmemesi de hatalı olup, bu yönüyle 6100 sayılı HMK.nın 297/2.maddesine aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.