Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma sonrası Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/411 Esas ve 2019/241 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

1. Sanık ile katılanın ...... ili arasında yaptıkları otobüs yolculuğu sırasında tanıştıkları, seyahat boyunca sanık ile sohbet eden katılanın sohbet sırasında ikinci el araba aradığını söylemesi üzerine sanığın kendisine yardımcı olabileceğini beyan ettiği ve katılanın cep telefonu numarasını aldığı, bir kaç gün sonra katılanı 0535 851 51 54 nolu hattan arayan sanığın katılanın istediği marka ve modelde bir araç bulduğunu ancak arabanın Konya ilinde olduğunu söylemesi üzerine katılanın Konya iline geldiği, sanığın, arabanın Karaman ilinde olduğunu söylediği ve birlikte Karaman'a geldikleri, bir süre sanık ile katılanın kahvehanede oturdukları, sanığın arabanın sahibinin köyde olduğunu söyleyerek katılandan 3.000,00 TL para alarak kahvehaneden ayrıldığı, aradan uzun süre geçmesine karşın geri dönmemesi üzerine katılanın sanığı aradığı ancak ulaşamadığı, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği katılanın da isteği üzerine 3.000,00 TL paranın iki taksit şekilde ödeneceğinin belirtilerek uzlaşmanın sağlandığı ancak sanığın 1.500,00 TL bedelli ilk taksiti ödemesine rağmen ikinci taksiti ödemediği gerekçesiyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün mahkemesince açıklandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği, sanığın atılı suçu işlemediğini belirttiği ve katılanın 05.04.2019 tarihli beyanında sanığın kalan 1.500,00 TL parayı ödemediği için şikayetinin devam ettiğini belirtmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu husustaki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sübut konusunda yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/411 Esas ve 2019/241 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin sırasıyla "150 gün" ve "3.000,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve "100,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.