Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 11/11/2008-08/04/2014 tarihleri arasında davalı yanında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, zorla fazla mesai yaptırıldığını, karşılığının tam olarak ödenmediğini, haklarına ilişkin...Noterliği 08/04/2014 tarih ve 13518 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih iradeli talepte bulunduğunu, davalının ... Noterliğinin 14/04/2014 tarih ve 14306 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiği ancak taleplerin karşılanmadığını, 20 günlük yıllık izin alacağı olduğu ve hesaba yatırılacağı belirtilmiş ancak talepleri karşılanmamış, bununla birlikte devamsızlık gerekçesi ile davacının işine son verildiğini, davacının servisten faydalandırılmadığını ve yol ücreti karşılığının ödenmediğini, resmi tatil ve dini milli bayramlarda çalışmış olmasına rağmen karşılığının normal gün üzerinden ödendiğini davacının net 1013 TL maaş ile birlikte 150 TL yemek ücreti karşılığı çalıştığını, diğer işçilerin servis imkanından faydalanmasına rağmen davacının faydalanmadığını, yol parası, yemek parası ve fazla mesai konusunda sorun çıkarıldığını, bazı aylar yemek ücretinin yatırılmadığnı beyanla kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol parası, yemek ücreti yıllık zin alacaklarının talep ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 12 / 24 esasına göre güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, fazla mesaileri resmi tatil çalışmaları ve maaşlarının davacının hesabına yatırıldığını, ücret bordrolarının da davacıya imzalatıldığını, davacıya 150,00 TL .... yemek kartı verildiği bir sıkışılık nedeniyle 2 ay gecikme yaşandığını ancak bu sürede müvekkilin anlaşmalı lokantadan yemek yemesinin sağlandığını, davacının evi ile işyeri arasındaki mesafenin 1000-1500 metre olduğunu bu yolu yürüyerek gidip geldiğini, davacının yıllık izin haklarını kullandığını bu nedenle herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, iş verenden izin almadan işe gelmemesi neticesinde devamsızlık nedeniyle iş akdinin ihbarsız ve tazminatsız feshedildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 11.11.2008-08.04.2014 tarihleri arasında aylık net 1013 TL ücret karşılığında çalıştığını, davacının genel tatil ve fazla mesai alacaklarının ödenmemiş olması nedeniyle iş akdini haklı nedenle fesih ettiğini bu nedenle kıdem tazminatı alabileceği, davacının genel tatil alacağı talebi bulunduğu ve bu günlerde çalıştığı, davacının fazla mesai yaptığı ve bilirkişi tanafından bu alacakların hesaplamasının yapıldığı, ayrıca davacının 2012 Ocak - 2014 Mart tarihleri arasında yemek ücreti alacağının ve 60 günlük yıllık izin alacağı olduğuna karar verilmiştir.
D) Temyiz:

Karar süresinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ıslahta faiz talep edilmemesinin hükümde artırılan kısımlara faiz işletilip işletilmeyeceği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dairemiz uygulamasına göre işçinin imzasını taşıyan ve fazla mesai tahakkuku içeren bordro dönemlerinin fazla mesai hesabından dışlanması gerekirken, tahakkuk içerse bile imza taşımayan bordroların karşılığının işçinin banka hesabına ödenmesi halinde dışlama yapılmayıp, miktar olarak mahsup yapılmalıdır.
Somut olayda dosyadaki değerlendirmeye tabi tutulmayan imzalı bordrolara göre fazla mesai tahakkuku yapılıp davacıya ödendiği anlaşılmakla fazla mesai tahakkuku yapılan ayları yukarıdaki ilke kararında açıklandığı üzere fazla mesai hesabından dışlanması, tahakkuk içerse bile imza taşımayan bordroların karşılığının işçinin banka hesabına ödenmesi halinde miktar olarak mahsup yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır

3-Davacı vekili kısmi dava açmış, taleplerini 29.09.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile artırmış, ancak ıslah ettiği miktarlara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.

Mahkemece ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmemiştir.

Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin " ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği " şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de, karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında, "...ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi..." zorunlu hale geldiğinden, YİBK. doğrultusunda ıslah ile artırılan miktarlara da Kıdem tazminatı için akdin feshi tarihinden itibaren, diğer alacaklar açısından ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir.

4- Ayrıca davacının yemek bedelinin tespiti için sodexo şirketine yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının kullandığı karta 2012 yılı Ocak ayı-2014 yılı Mart ayı arasında 3450 TL yükleme yapıldığı belirtilmişse de bilirkişi hesabında yapılan ödemenin 2700 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi hesabı ile yemek şirketi hesabı arasında çelişki olup bilirkişinin tespitini nasıl yaptığı raporda anlaşılamamıştır. Mahkemece bilirkişi raporu ve sodexo yazısı tekrar değerlendirilerek yemek parası ücretine ilişkin talep hakkında bir karar verilmelidir.
F)SONUÇ:

Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.