Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, 12/01/2008-21/02/2014 tarihleri arasında davalı yanında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, zorla fazla mesai yaptırıldığını, karşılığının tam olarak ödenmediğini, haklarına ilişkin ... Noterliği 17/02/2014 tarhi ve 6312 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih iradeli talepte bulunduğunu, 21/02/2014 tarihine kadar çalıştığını, davalının ... Noterliği'nin 27/02/2014 tarih ve 8317 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiği, taleplerin karşılanmadığını, bununla birlikte devamsızlık gerekçesi ile davacının işine son verildiğini, davacının servisten faydalandırılmadığını ve yol ücreti karşılığının ödenmediğini, resmi tatil ve dini milli bayramlarda çalışmış olmasına rağmen karşılığının normal gün üzerinden ödendiğini, yemek ücretlerinin bir kaç ay arkadan ödendiğini bu nedenle hep yemek ücreti alacağı olduğunu beyanla haklı nedenle fesih iddiası ile kıdem tazminatı, yemek ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fazla mesai ücretlerini talep ettiğini ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının güvenlik görevlisi olarak akşam 18.30 sabah 07.30 saatleri arası 12/24 esasına göre çalıştığını, resmi tatillerdeki çalışmalarının ve fazla mesailerinin bordroya yansıtıldığını ve davacının alacağı olmadığını, yemek ücreti karşılığı 150,00 TL. sodexo yemek kartı verildiği iki aylık gecikme yaşandığı mağdur edilmedikleri daha sonra ödemenin yapıldığını, davacının iş akdinin fesih sebeplerin olmadığını, devamsızlık yaptığını bu nedenle iş akdinin fesih edildiği, davacının 20 günlük yıllık izin alacağının 677,00 TL. tutarlı miktarın banka hesabına yatırıldığını, alacağı bulunmadığı fazi talebinin kıdem tazminatı dışında yasal faiz olduğu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 12.01.2008-21.02.2014 tarihleri arasında aylık net 1.054,00 TL. ücret karşılığında çalıştığını, davacının genel tatil ve fazla mesai alacaklarının ödenmemiş olması nedeniyle iş akdini haklı nedenle fesih ettiğini bu nedenle kıdem tazminatı alabileceği, davacının genel tatil alacağı talebi bulunduğu ve bu günlerde çalıştığı, davacının fazla mesai yaptığı ve bilirkişi tarafından bu alacakların hesaplamasının yapıldığı, ayrıca davacının 2012 yılına ait Ağustos, Eylül ve Ekim ayları ile 2013 yılına ait Şubat ve Eylül ile 2014 yılı için 17 günlük yemek ücreti alacağının olduğuna karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ıslahta faiz talep edilmemesinin hükümde artırılan kısımlara faiz işletilip işletilmeyeceği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dairemiz uygulamasına göre işçinin imzasını taşıyan ve fazla mesai tahakkuku içeren bordro dönemlerinin fazla mesai hesabından dışlanması gerekirken, tahakkuk içerse bile imza taşımayan bordroların karşılığının işçinin banka hesabına ödenmesi halinde dışlama yapılmayıp, miktar olarak mahsup yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki değerlendirmeye tabi tutulmayan imzalı bordrolara göre fazla mesai tahakkuku yapılıp davacıya ödendiği anlaşılmakla fazla mesai tahakkuku yapılan ayları yukarıdaki ilke kararında açıklandığı üzere fazla mesai hesabından dışlanması, tahakkuk içerse bile imza taşımayan bordroların karşılığının işçinin banka hesabına ödenmesi halinde miktar olarak mahsup yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-Davacı vekili kısmi dava açmış, taleplerini 29.09.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile artırmış, ancak ıslah ettiği miktarlara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.
Mahkemece ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmemiştir.
Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin " ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği " şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de, karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında, "...ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi..." zorunlu hale geldiğinden, YİBK. doğrultusunda ıslah ile artırılan miktarlara da kıdem tazminatı için akdin feshi tarihinden itibaren, diğer alacaklar açısından dava dilekçesindeki miktarlara dava tarihinden, ıslah ile artırılanlara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.