Mahkumiyet

Vergi incelemesine göre sanığın on iki adet sahte fatura dışında ibrazı istenen fakat gizlediği iki adet sahte faturayı da kayıtlarına intikal ettirerek kullandığı olayda; “sahte fatura kullanma” ve “defter ve belge ibraz etmeme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği, Palu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/11/2012 tarihli 2012/180 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hem sahte fatura kullanma hem de defter ve belge ibraz etmeme suçlarından kamu davası açılmasına karşın, her iki eylemi kapsayacak şekilde tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihlerinin, sahte fatura kullanmak suçu açısından, sahte faturaların KDV indirimlerinde kullanılması nedeniyle 25.07.2010, defter belge ibraz etmemek suçu açısından ise belgelerin sanıktan istenmesine ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten 15 gün sonrası olan 10.06.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi; adli emanetin 2012/48 sırasında kayıtlı suça konu faturalar hakkında Mahkemece ayrıca karar verilmesi; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.