SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, tehdit

HÜKÜMLER: Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/431 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.02.2018 tarihli ve 14-2015/127628 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin çocuk izlem merkezinde ifadesine katılan psikoloğun mağdurenin olayı doğal bir biçimde anlatttığını, duygusal ve cinsel istismara uğradığı kanaatinin oluştuğunu belirttiği raporunun dosya arasında bulunduğuna, suçtan kurtulmak için sanık tarafından iftira ve hakaret sayılacak savunma yapıldığına, işlenen suçun niteliği gereği delil elde etme imkanının zorluğu karşısında mutlak delillere erişmenin imkansız olduğuna, çocuğun bozulan psikolojisinin istismar suçunun oluşumuna yeterli görülmemesi halinde sanığın mağdureyi korkutmasından dolayı tehdit suçunun oluştuğunun kabul edilebileceğine ilişkindir.

Mahkeme, "Her ne kadar sanık ... hakkında ailece tanıştıkları katılanlar ... ve ...'ın kızı olan ... ... ...'a evinde bulunduğu bir esnada cinsel istismarda bulunduğu, bilahare bunu söylememesi için tehdit ettiği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suç tarihinde müştekilerin yaşı küçük 7 yaşındaki kızları ... ... ...'ı sanık ...'in evine diğer çocuklarını hastaneye götüreceklerinden bıraktıkları, ... ... ile sanığın kızının aynı sınıfta okudukları, bu vesileyle ailelerin de tanıştıkları ve birbirlerine gelip gittikleri, sanık ...'in kendi kızı ve eşinin de bulunduğu evde küçük ... ...'a "sana aşkı öğreteceğim" diyerek mağdura cinsel organını gösterdiği, bu esnada kendi kızı olan Nalan'a yüzünü çevirmesini istediği, daha sonra kızını mutfağa gönderdikten sonra mağdurun dudaklarından öptüğü, "senin vajinanı görmek istiyorum" dediği ve eliyle küçüğün cinsel organına kıyafetleri üzerinden dokunduğu ve poposunu ellediği, böylelikle cinsel tacizde bulunduğunun ve bilahare küçük mağdura "bunları kimseye söyleme, yoksa seni ve anne babanı öldürürüm" şeklinde tehditte bulunduğunun iddia edildiği, mağdur ... ...'un annesi ...'ın ... ...'un kendisine olanları anlattığını söyleyerek şikayetçi olduğunu, sanığın bu eylemleri gerçekleştirdiğine dair dosyada somut delile ulaşılamadığı, 7 yaşında olan mağdur ... ...'un soyut beyanları dışında başkaca bir delile ulaşılamadığı, böylelike sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyeti gerektirir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve somut delillerin elde edilemediği anlaşıldığından müsnet suçlardan sanığın beraatine karar vermek gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar vermiştir.

A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.01.2015 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Bozma - düşme sebebine göre Tebliğname'de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

2. Mağdurenin cinsel istismar eylemleri sırasında kendisiyle aynı odada bulunduğunu söylediği tanıkların mağdureyi doğrulamaması, mağdurenin annesi ile babasının eylemin oluş şekline yönelik gerek birbirleriyle gerekse mağdurenin ifadesiyle farklılık arz eden beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemece verilen beraat kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'de sanığın mahkûmiyetine karar verilmek üzere bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/431 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/431 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.