Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; ürünlerin kaçak olması, ticari kastla bulundurulması nedenleriyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanığa ait iş yerinde kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine yapılan detaylı aramada 229 paket kaçak sigara ile kaçak tütün ele geçirildiğinin tespiti üzerine sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suça konu sigara ve tütünleri içmek amacıyla satın aldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.

İddianamede müsaderesi talep edilen kaçak eşyalar hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağına göre, kolluk görevlilerinin sanığın işlettiği "Can Nargile "isimli iş yerinde detaylı inceleme yaparak 229 paket kaçak sigara ve kaçak tütün ele geçirmeleri şeklinde gerçekleşen olayda: sanığın yargılama aşamasındaki savunmasında; yakalanan sigara ve tütünü işyerinde satmadığını, içmek amaçlı olarak bulundurduğunu beyan etmesi, iş yerinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, ele geçirilen eşyaların kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın suça konu eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.