Esastan ret

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, terdiden tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların annesi olan muris ...'in davalı lehine Beşikdüzü Noterliği’nde 28/11/2013 tarih ve 3767 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlediğini, söz konusu vasiyetnamenin davalı tarafın hile ve tehdidi altında hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, murisin tanzim tarihinde 86 yaşında olup akıl sağlığının yerinde olmadığını belirterek dava konusu vasiyetnamenin iptalini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; murisin, dedesinin ölümünden sonra yalnız yaşadığını, kızlarının ilgilenmediğini, kendi rızasıyla hiçbir baskı altında kalmadan bu vasiyeti yaptığını, akli dengesinin yerinde olduğunu, murisin sağlında vasiyetnameye konu taşınmazda kendisinin ev yapmasına izin verdiğini, ancak ilgili arazi parçasını tapuda devredemediğinden vasiyetname düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin düzenlenmiş olduğu 28/11/2013 tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetine haiz olmadığını belirtir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor uyarınca davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnameden kısa bir süre önce ve hemen sonra akıl sağlığı ile ilgili herhangi bir sorun olmadığını, dinlenilen tanıklarının vasiyetnameye konu arazi üzerine ev yapmak üzere yer verildiğini bizzat ...'den duyduklarını beyan ettiklerini, vasiyetnamenin hile ve tehdit altında düzenlendiği iddiasının ispat edilemediğini, vasiyetname günü alınan akli melekelerinin yerinde olduğu bildirir hekim raporu bulunduğunu, murisin yaşamını yitirdiği zamana kadar algılama ve ayırt etme gücünü hiçbir zaman kaybetmediğini, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Raporunu kabul etmediğini, davacıların tüm iddialarının varsayımlara dayandığını, bir kısım ilgilinin ifadesine başvurulmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak hükmün eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile verildiği hususunu temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemlerine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 inci maddesi ile 560 ıncı maddesi.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.