Esastan ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01.07.2015 başlangıç tarihli 1 (bir) yıl süreli "Elektrik Enerjisi Alım/Satım Sözleşmesi"nin davalı tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın 31.03.2016 tarihinde feshedilmesi üzerine müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
2.Davacı vekili 15.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 684.114,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.07.2015 başlangıç tarihli sözleşmenin yeni fiyat ve sözleşme teklifi ile davacı tarafından feshedildiğini, yeni sözleşme teklifinin eski sözleşmenin feshi iradesi olduğunu, davacı tarafından yapılan teklifin müvekkili tarafından kabul edildiğini ve davacının 19.02.2016 tarihli sözleşmeyi imzalanması için müvekkiline gönderdiğini ve karşılıklı kabul ile sözleşmenin kurulduğunu, davacının, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmasından sonra 01.02.2016 tarihli sözleşmeden vazgeçtiğini söyleyerek sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının sözleşmeyi feshettiği iddiasının ve uğradığı zararı usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davalının fesih iradesinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sözleşmeye aykırı fesih iradesinin ortaya konulduğunu, sözleşme hükümleri gereğince fesih bildirimi için özel şart düzenlendiğini, noter kanalıyla bir ihtarname keşide edilmediğini, fax bildirimiyle yapılan feshin geçersiz olduğunu, Mahkemenin sözleşmenin 15/2 maddesini yanlış yorumladığını, teklifle bağlılık süresi içinde müvekkiline gönderilen bir beyan bulunmadığını, tayin edilen süreden sonra gönderilen kabul beyanı ile sözleşmenin kurulmayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sözleşmeyi fesih iradesinin sözleşmenin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun olduğu, bu fıkraya göre zarar tazmininin koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 1,3 ve 11 nci maddeleri
1. Tarafların arasında 01.07.2015-01.07.2016 tarihlerini kapsayan dönem için enerji alım satım sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından muhtelif tarihlerde davalıya yeni fiyat teklifinde bulunulduğu ve bu teklifin davalı tarafından kabul edildiği, ancak davacının daha sonra yeni fiyat üzerinden satış yapmaktan vazgeçerek 01.07.2015 tarihli ilk sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden elektrik satışına devam etmek istediği, bunun üzerine davalının bunu kabul etmediği, sözleşmenin 31.03.2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmayacağına dair faks yolu ile bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Davalının davacıya yeni fiyat içeren sözleşmeyi göndermesi ve davacının bu sözleşme teklifini kabul etmesi ile artık 01.07.2015 tarihli sözleşmenin sona erdiğinin ve taraflar arasında yeni bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir.
3. Bu durumda sona eren sözleşmenin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm esas alınarak değerlendirme yapılması isabetsiz ise de sonucu itibari ile doğru olan hükmün açıklanan bu değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.