Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/02/2014 gün ve 2013/15-262 Esas-2014/37 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanığın müştekinin evinin önüne gelerek, müştekinin 9 yaşında olan oğlu ...’e ‘’ben babanın arkadaşıyım, motosikleti babana götüreceğim, anahtarı getir’’ demesi üzerine ...’nın getirdiği anahtar ile sokakda park haldeki motosikleti çalıştırarak çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, suç tarihinde 9 yaşında olan ve fiil ehliyetine sahip olmayan tanık ... yönünden geçerli bir rızanın varlığından bahsedilemeyeceğinden, tebliğnamedeki sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı şeklindeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, sanığın müştekinin oğlu ...’dan anahtarı aldığı, haksız yere elde bulundurduğu anahtar ile motosikleti çalıştırarak çalması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle” hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve tekerrüre esas alınan Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesince 09/02/2012 tarih, 2010/44 esas, 2012/95 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde yazılı ''hırsızlık'' suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 24/04/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.