Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan beraatlerine
Sanıklar ..., ..., ... hakkında mahkumiyet

....Sigorta A.Ş.'nin, birleşen .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/32-156 E.K. sayılı dosyasının katılanı olup, anılan Mahkemenin 2009/61 Esas sayılı dosyasındaki eylem sebebiyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi ve katılma isteminde de bulunmaması karşısında, 2009/61-2012/151 E.K. sayılı dosyada sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik bir temyizin bulunmadığı, o yer Cumhuriyet savcısının temyizinin ise sanık ... ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
I) Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin, birleşen 2011/32-156 E.K. sayılı dosyada sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandrıcılık" suçlarından kurulan beraat kararalarına karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı, azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun gerekçeleri gösterilerek kabul edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ve sanık ... müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1) Olay günü ...'nin kullandığı .... plakalı, ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araçların karıştığı kazada, ...'nin %130 promil alkollü olduğunun tespit edilmesine rağmen, olaya müdahale eden ilçe jandarma trafik tim personeli sanıklar tarafından, sonraki günlerde .... plakalı araç sürücüsünün sanık ... olduğuna dair kaza tespit tutanağı, 01.06.2006 tarihli teşhis tutanağı ve 13.07.2006 günlü sürücü belgesinin iadesi ve kayıtların düzeltilmesine ilişkin tutanağın gerçeğe aykırı düzenlendiğinin iddia edildiği olayda; sanık ...'in, olaydan 1,5 ay sonra 01.06.2006 tarihli teşhis tutanağı gösterilerek, olay günü yanlış kişinin ehliyetine el konulduğundan, mağduriyetin giderilmesi için düzenlenen 13.07.2006 günlü tutanağın tim komutanı ve diğer tim elemanı tarafından imzalanması ve kendi adına da imza açıldığını görmesi sebebiyle dayanak belge ve beyanlara itibar ederek tutanağı imzaladığını, olayı kendisinin ortaya çıkardığını savunması, sanığın sadece suça konu 13.07.2006 günlü tutanakta imzasının bulunması ve savunmasının aksine atılı suça iştirak etttiğine dair dosya kapsamına yansıyan başkaca delil bulunmaması karşısında, sanığın, amirlerinin düzenlediği 01.06.2006 tarihli tutanak ile beyanlarına itibar ederek 13.07.2006 tarihli tutanağı imzalamaktan ibaret eyleminin "görevi ihmal" suçunun oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105,01.06.1999 gün, 137/146,10.10.2000 gün, 175/193,23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2009 tarihli iddianamesinde; sanık ...'ın meydana gelen kaza esnasında 07 NBT 77 plakalı aracı ..... kullandığı halde jandarma personeline aracı kendisinin kullandığına dair gerçeğe aykırı beyanda bulunarak suçu üstlendiğinin anlatılması karşısında dava konusu yapılmayan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanık ...'in, sahte düzenlendiği kabul edilen tutanaklardan sadece 13.07.2006 tarihli tutanakta imzasının bulunması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının dikkate alınmaması,
b) 5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı gözetilmeden, sanık ...'ın kamu görevlisi olan diğer sanıkların eylemine TCK'nun 37/1. maddesi delaletiyle iştirak ettiği belirtilerek karar verilmesi, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.