Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre, olay günü sabaha karşı saat 04.00 sıralarında katılan ...'nın evinde uyuduğu sırada, suça sürüklenen çocuğun kapının camını kırarak sürgüyü çekip eve girdiği, uyumakta olan ...'nın üzerine atladığı, ... ile suça sürüklenen çocuğun boğuşmaya başladıkları, bu sırada suça sürüklenen çocuğun üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çıkararak katılan ...'nın kafasına dayadığı ve bir eliyle de ağzını kapatarak bağırmamasını, soyunmasını, bir defa yapıp bir daha gelmeyeceğini söylediği, katılan mağdur ...'nın sanığın elini ısırarak ve sürekli bağırarak yardım istediği, bir süre mağdurenin bu şekilde suça sürüklenen çocukla mücadele ettiği, mağdurenin seslerini duyan ve alt katta oturan kayınbiraderi ...'in, ...'nın evine geldiği, açık olan kapıdan içeriye girdiği, ...'yı suça sürüklenen çocuğun elinden kurtarmaya çalışırken, suça sürüklenen çocuğun elinde bulunan tabancanın kabzası ile ...'in kafasına vurduğu, daha sonra havaya doğru 1 el ateş ettiği, katılanların şaşkınlığından ve korkusundan faydalanıp evden uzaklaştığı anlaşılan olayda; suça sürüklenen çocuğun, ...'ya “bir defa yapıp gideceğim” şeklindeki sözleriyle nitelikli cinsel saldırı kastını ortaya koyduğu, ancak mağdurenin etkin şekilde direnmesi ve bu sırada ...'in de olay yerine gelip sanığa karşı koyması ile eylemini tamamlayamadığı, mevcut haliyle sübut bulan eylemin nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs olduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek basit cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58,59,60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102,103,104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.