Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3.kişi vekili, ... tescil numaralı, ... seri numaralı Ekskavatör'ün ... Makine Limited Şirketi'nde tamir için bulunduğu esnada haczedildiğini, iş makinesinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansının dava şartı olduğu hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebileceği, ister gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesinin dava şartı olarak gösterilen gider avansı olduğu, gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde davanın usulden reddedilmesinin öngörüldüğü ve davacı tarafından gider avansının yatırılmadığı, gider avansını yatırması için uyarılı davetiye tebliği için gerekli posta giderinin dahi yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Mahkemece, borçluya da tebligat yapılması gereği duyulduğu ve bu amaçla dosyada bulunan gider avansı kullanılarak borçluya tebligat yapıldığı, yapılan bu tebligat sebebiyle gider avansında eksilme meydana geldiği, bu sebeple Mahkemece, eksilen gider avansının tamamlanması için davacı 3. kişiye uyarılı davetiye gönderilmesine karar verildiği, daha sonra ise gider avansının tamamlanmadığı gerekçesiyle dosya üzerinden davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir.
Dava açılırken alınan gider avansı, mahkemenin gerekli görmesi halinde, re'sen yapılabilecek işlemler için de kullanılabilir. Yapılan işlem veya tebligatlar sebebiyle gider avansında eksilme meydana gelmiş olsa bile dosyada karar verilme aşamasına gelinmiş ise eksilen bu gider avansının ikmaline gerek yoktur, eksilen bu miktara yargılamanın diğer aşamalarında ihtiyaç duyulması halinde ise tamamlanması yoluna gidilebilir. Aksinin kabulü 6100 sayılı HMK'nun 27. amddesinde düzenlenen “hukuki dinlenilme hakkı”nın da ihlali sonucunu doğurur.
Somut olayda yapılan tebligatlar yoluyla taraf teşkilinin sağlandığı görülmektedir. Ayrıca noksan gider avansının yatırılması hususunda, iki haftalık kesin sürenin de verildiği 30.05.2014 tarihli tensip zaptının davacıya dava dosyasında yeterli miktarda tebligat masrafı bulunmasına rağmen tebliğ edilmediği, buna rağmen anılan tensip zaptının her iki davalıya da tebliğ edildiği, buna göre de verilen kesin sürenin hüküm ve sonuçlarını doğurmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, Mahkemece, davaya kaldığı yerden devam edilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeler ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.