Mahkumiyet (rüşvet almaya teşebbüs)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müştekinin, Hazine ile davalı olduğu arazi ihtilafına ilişkin Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/88 ve 1999/53 Esas sayılı dava dosyalarında bilirkişi heyetinde görev alan sanığın, lehe rapor düzenleme karşılığında 5.000 TL para talep ettiği, müştekinin kabul etmeyerek şikayetçi olduğu anlaşıldığından; anılan dava dosyalarının getirtilerek incelenip, sanığın düzenlediği bilirkişi raporları ile daha sonra aldırılan raporların karşılaştırılmasıyla davaların ne şekilde neticelendiği de belirlenip rüşvet almaya teşebbüs eyleminin haklı bir husus için yapılıp yapılmadığının tespitinden sonra 5237 sayılı TCK'nın, 05/07/2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının rüşvet tanımından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama niteliğinde olduğunun tespiti halinde lehe kanun değerlendirmesinin bu suçlar arasında yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK'nın 53/3. maddesi gereğince sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar 53/1-c maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.