Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, 07.02.2012 tarihinde, davalılardan ...'un sürücüsü ve ... Sigorta ...nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın yaya olan müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılar sürücü ve sigorta şirketinden, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden, olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında tedavi giderleri yönünden SGK Başkanlığı davaya dahil edilmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulü ile 245,50 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava, davalı ...'tan kaza; 500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza, tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tedavi giderleri isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir. Somut olayda mahkemece davalı SGK yönünden dava reddedilmiş, SGK vekilince harç ve yargılama giderleri hususunda temyiz talebinde bulunulmuştur. Kabul edilen tazminat miktarları bakımından hüküm, yukarıda anılan Kanun Hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı SGK vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, 17/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.