SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/399 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2020 tarihli ve 14-2016/250933 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın katılan mağdure ile 2013 yılı içerisinde cinsel ilişkiye girdiğine ve bu tarihte katılan mağdurenin on beş yaşından büyük olup, eylemlerin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna, katılan mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında müsnet suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinin isabetli olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan mağdurenin başka delil ile desteklenmeyen soyut, hayal ürünü ve çelişkili beyanlarına itibar edilerek karar verildiğine, tanık E.T.'nin beyanının nazara alınmadığına, katılan mağdurenin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin de kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
Mahkemenin kabulü;
1. 09.02.2015 tarihli Nüfus Müdürlüğünce gönderilen mernis doğum tutanağında katılan mağdurenin hastanede doğumunun gerçekleştiğinin anlaşıldığı, (...) (...) (...) İmamhatip Orta Okulu Müdürlüğü'nün 25.01.2016 tarihli cevabi yazısında, katılan mağdurenin 7. sınıf kayıtları bulunmamakla birlikte kayıtlara göre (...) (...) İlköğretim okulunun 8. sınıfında 2010-2011 eğitim öğretim yılında mezun olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
2. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iddianamede suç tarihi 2012 yılı olarak belirtilmiş ise de, gerek katılan mağdurenin sanığın kendisine yönelik eylemini ilköğretim 7. sınıfta okurken
olduğuna dair beyanı ve katılan mağdurenin mernis doğum tutanağı ile (...) (...) (...) Ortaokulundan verilen cevabi yazılarında, katılan mağdurenin 8. sınıftan 2010-2011 eğitim öğretim yılında mezun olduğuna dair kayıtlar gözetildiğinde suç tarihinin 2010 yılının Haziran ayından önce olduğu (2009-2010 eğitim öğretim yılı) anlaşılmakla, bu tarihte sanığın 15 yaşından küçük mağdureye farklı zamanlarda birçok kez organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediğinin gerek katılan mağdurenin istikrarlı beyanları, gerek Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporları, gerekse sanığın Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda verdiği beyanında, katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğine dair tevilli ikrarı ile sabit olduğu anlaşılmakla sanığın müsnet suçlardan hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması talep edilmiş ise de sanığın suçlamayı kabul etmediği, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçmediği, dosya kapsamında katılan mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretinden cezalandırılmasına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiince temyiz dilekçesinde sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapma suçundan beraat hükmü kurulması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; sanık hakkında atılı diğer suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmamasından dolayı beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında hazırlanan iddianamede mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve istismar eylemlerinin zincirleme şekilde gerçekleştirildiğine dair kanun koyuncunun aradığı anlamda herhangi bir anlatım ve usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Mahkemece sanığın soruşturma aşamasında katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğine dair tevilli ikrarda bulunduğu kabul edilmesine karşın, itibar edildiği belirtilen savunması bölünmek suretiyle sanığın hem soruşturma hem de kovuşturma aşamalarında eylemin 2013 yılı Haziran-Temmuz ayları gibi gerçekleştiğine dair savunmaları nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebeplerine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/399 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/399 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.