SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/263 Esas, 2015/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, suç kastının bulunmadığına ve suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, kararın gerekçesiz olduğuna, mağdurun zararını giderdiğine, şüpheden yararlanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

1. Mahkemece; sanığın, kendisinden satın aldığı karpuz karşılığında suça konu Y... K... Bankasına ait görünen 10.000,00 TL bedelli çeki mağdura verdiği, mağdurun da borcuna karşılık N.Ö.ye verdiği, N.Ö. tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, çek üzerindeki ciro silsilesinin sanıkta kesildiği ve sanığın çeki kimden ne şekilde aldığını açıklayamadığı dikkate alındığında savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, bu şekilde sahte çek düzenleyip kullanmak suretiyle atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çekin örneği, ... Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; sanığa atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen bankanın davaya katılma hakkının bulunmadığı ve bu nedenle lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/263 Esas, 2015/519 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan banka lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.