HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ançak;
1)Katılana ait cep telefonunun olay günü katılanın çalıştığı iş yerinden saat 01.00 sıralarında çalındığı, cep telefonunun HTS kayıtlarının incelenmesi sonucu telefonun ilk olarak 11.10.2015 günü saat 01.13'te sanık adına kayıtlı hat ile kullanıldığının tespit edildiği, katılanın yargılama aşamasında sanığın da bulunduğu celsede dinlenilmesi sırasında, sanığı çalıştığı iş yerine gelip gittiği için simaen hatırladığını beyan ettiği, sanığın cep telefonunu bir başkasından satın aldığını iddia etmesine rağmen cep telefonuna adına kayıtlı hattı takarak kullanmaya başladığı saat itibarıyla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
2)(1) numaralı bozma nedenine göre; katılanın zarar miktarını 500,00 TL olarak belirttiği, sanığın yargılama sırasında 19.07.2016 tarihli dekont ile zarar miktarı olarak 487,00 TL parayı katılana gönderdiği anlaşılmakla, mahkemece katılana kısmi iadeye rızasının sorulması gerektiği,
Kabule göre de;
3)Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanunun 165/1 maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 5 ... adlî para cezasına hükmedildiği, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 5 ay hapis ve 4 ... adlî para cezasına hükmedildiği, aynı Kanunun 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca verilen cezaların günlüğü 20,00 TL'den adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle sonuç cezanın 150 ... ve 4 ... karşılığı 3.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezaları olarak hesaplanması gerekirken, 300 ... ve 4 ... karşılığı 6.000,00 TL ve 80,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4)02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.11.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.