Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
1-Sanık atılı suçu "örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemediğinden” bu suçla ilgili olarak suç tarihinde gizli soruşturmacı atanması kanuna aykırıdır. Ancak kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek sanıklardan uyuşturucu madde alabilir. Bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygundur.
Dosya kapsamında; 07.12.2011 ve 28.12.2011 tarihli uyuşturucu alışverişine ilişkin olarak dosyada bulunan gizli kamera görüntü kayıtlarının duruşmada sanığa gösterilerek diyeceklerinin sorulmadığı ve sanığın her aşamada suçu inkar ettiği anlaşıldığında, suç tarihlerinde işlem yapan gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadıkları araştırılarak, adli kolluk görevlisi olduklarının tespiti halinde 07.12.2011 ve 28.12.2011 tarihli tutanaklar ekli olarak gönderilmek suretiyle, bu tutanakları tanzim eden ve Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih ve 2011/295 değişik iş sayılı kararı ile görevlendirilen SKG275, GS335 ve GS336 kod numaralı görevliler tanık sıfatıyla dinlenilerek, tutanak içeriği okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "07.12.2011,28.12.2011" yerine "27.01.2011-11.04.2012" olarak hatalı yazılması
3-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım -satım" söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
4-Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 19.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.