Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/257 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuğa suç atmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığına, süreç içerisinde söz konusu istismardan etkilenen katılan mağdurenin, akrabalarından birinin suça sürüklenen çocuk tarafından istismara maruz bırakılması nedeniyle şikâyetçi olduğuna, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mahkeme; "... Olay ile ilgili olarak görgüye dayalı herhangi bir tanığın bulunmadığı, aradan uzun zaman geçtiği, mağdurenin suç tarihinde 7 yaşında olduğu bu olayın gerçekten var olup olmadığı konusunda soyut iddiası dışında başkaca herhangi bir delil elde edilemediği, olayın başka bir olay nedeniyle bu iddianın ortaya atıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdure ...'a karşı cinsel istismar suçundan kamu davası açılmış ise de; Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair mağdurenin çelişkili ifadeleri haricinde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesinde gözönüne alınmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeterli mağdurenin soyut iddiası dışında delil elde edilemediğinden CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekmiş olup..." şeklindeki gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar vermiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/257 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.