Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2014 günü davacı'ya ait idaresindeki araç ile davalı ... idaresindeki diğer davalı ...'a ait aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğunu, Denizli Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yaptırdıklarını, rapora göre 12.795,97 TL hasar belirlendiğini belirterek 10.445.97 TL tamir gideri, 800,00 TL işgücü kaybı, 1.500,00 TL değer kaybı toplam 12.795,97 TL bedelin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1- Davalı ... cevap dilekçesinde, tespitin yetkili mahkemede yapılmaması sebebi ile delil olmasının mümkün olmadığını, bu derece hasarlanan bir araba ile Ahlat'tan Denizli'ye gitmenin mümkün olamayacağını, kusuru ve hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... cevap dilekçesinde; tespitin yetkili mahkemede yapılmaması sebebi ile delil olmasının mümkün olmadığı, bu derece hasarlanan bir araba ile Ahlat'tan Denizli'ye gitmenin mümkün olamayacağını, kusuru ve hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2016 tarih ve 2014/288-2016/170 karar sayılı kararı ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL kira bedeli, 1.600,00 TL değer kaybı, 7.800,00 TL hasar bedeli toplam 10.400,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.03.2018 tarih ve 2017/1230 E. 2018/2590 K. sayılı ilamı ile; "HMK'nın 26 ncı maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda; davacı vekili 800,00 TL kira bedeli, 1.500,00 TL değer kaybı istemiş olmasına rağmen mahkemece talep aşılarak 1.000,00 TL kira bedeli 1.600,00 TL değer kaybına hükmedilmiştir. O halde mahkemece, HMK'nın 26 ncı maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma doğrultusunda alınan 24.12.2019 tarihli bilirkişi raporu hakkaniyete, usul ve yasaya uygun olup hükme esas alınabileceği kanaati ile taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile; 800,00 TL kira bedeli, 1.500,00 TL değer kaybı, 8.552,52 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 10.852,52 TL'nin kaza tarihi olan 31.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı yan her ne kadar araç kiralama bedelini talep etmiş ve yerel mahkeme bu talebi uygun görmüş ise de davacı yanın dosyaya herhangi bir şekilde sırf kazadan dolayı araç kiraladığını ispat edemediğini, kaza 31.07.2014 tarihinde Ahlat’ta olmasına rağmen araçta meydana geldiği iddia edilen miktardaki zararla aracın Ahlat’tan Denizli’ye kadar gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, keşif zaptı ve tanık ifadeleriyle araçta meydana gelen zararın aracın sol kapısında küçük bir ezilmeden ibaret olduğunu, kaza ile ilgisi olmayan zararların müvekkilden tahsil edilmeye çalışıldığını, zarar ile kaza arasında illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceğini verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

davalı ... sevk ve idaresindeki diğer davalıya ait aracın çarpması sonucu davacıya ait araçla meydana gelen hasar ve değer kaybı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddelerinin 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu.

1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.

Dosyanın incelenmesinde, mahkemenin ilk kararıyla davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL kira bedeli, 1.600,00 TL değer kaybı, 7.800,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 10.400,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, hükmün yalnızca davalılardan ... vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince; " Somut olayda; davacı vekili 800,00 TL kira bedeli, 1.500,00 TL değer kaybı istemiş olmasına rağmen mahkemece talep aşılarak 1.000,00 TL kira bedeli 1.600,00 TL değer kaybına hükmedildiği, taleple bağlı kalınarak tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlandığı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiğine değinilerek bozma kararı verildiği, bu halde kararı davacı tarafın temyiz etmediği ve hasar bedeli olarak hesaplanan 7.800,00 TL'nin davalı ... lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen son kararla davanın kısmen kabulü ile bu defa da 800,00 TL kira bedeli, 1.500,00 TL değer kaybı, 8.552,52 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 10.852,52 TL'nin kaza tarihi olan 31.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, karara karşı yine yalnızca davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Şu durumda; mahkemenin 7.800,00 TL hasar bedeline dair ilk hükmü Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamı ile bozma kapsamı dışında kaldığından temyiz eden davalı aleyhine bu miktardan fazlasına hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle Mahkemece yanılgılı gerekçeyle 8.552,52 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e iadesine,

Dava dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.