B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanık hakkında, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilmiş bir mütalaa bulunmadığı, dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorulmadan hüküm kurulması nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/325 Esas, 2022/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu, defter ve belge isteme yazısının 08.02.2011 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle, suç tarihinin 24.02.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yüklenen suça ilişkin dava şartı olan komisyon mütalaası elektronik imzalı üst yazı ekinde gönderilmiş ise de; mütalaa elektronik imzalı olmadığından, aslı veya onaylı suretinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 24.02.2011 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleİstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/325 Esas, 2022/412 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.