B O Z M A Ü Z E R İ N E

ÇOCUK: ...

Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Mahkemece, Iğdır Devlet Hastanesinin 21.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporu nazara alınıp suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 218/2. maddesindeki “Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması hâlinde, mahkeme ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir.” şeklindeki düzenlemeye göre, suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanacak kanun maddelerinin tespiti bakımından, suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olduğu kabul edilen suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydında yaş tashihine engel bir hâl bulunup bulunmadığı araştırılıp, engel hâl yoksa Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden bilimsel verilere dayalı olarak bilirkişi raporu alındıktan sonra yaş tashihi gerektiği sonucuna varılması halinde, anılan madde uyarınca yaş tashihine karar verilip bu husus gerekçeli kararda da gösterildikten sonra hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayini gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna dayanılarak suça sürüklenen çocuğun onsekiz yaşından küçük olduğunun kabulü ile yaş tashihi yapılmaksızın yargılamaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 17.01.2022 tarihli duruşmada hüküm verilmeden önceki son sözün hazır olan suça sürüklenen çocuk yerine duruşmada hazır bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiine verilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,

3. Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk ...'ın suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu kabulüne göre ise; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.