İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2019 tarihli ve 2019/129 No'lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, d ve h) bentleri, 35 inci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/108 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, d ve h) bentileri, 35 inci maddesi, 62,53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/2720 Esas, 2020/1452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle sanığın cezasından indirim hükümleri uygulanırken uygulanan kanun maddesinin belirtilmemesi düzeltilebilir yazım hatası niteliğinde görüldüğünden,
Hükmün I-2 bendinde yer alan " Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "TCK'nun 35.maddesi gereğince" ibaresi eklenerek,"' düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 19.05.2022 tarihli ve 2020/74063 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
Suçun maddi unsurunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın olay günü gece vakti saat 19.00 sıralarında birlikte yaşadıkları evde babaannesi mağdur ...'ye elinde bıçak varken "eğer bana 100 TL para vermezsen seni bu bıçakla öldüreceğim, evi dağıtacağım, seni öldüreceğim, şimdi buzdolabını söküp satacağım" dediğinin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Suç tarihinde ihbar üzerine olay yerine giden kolluk personelinin sanığı yakalayarak üzerinde yapılan üst aramasında olayda kullandığı bıçağın ele geçirilmiş olduğuna dair 06.12.2018 tarihli tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
3.Mağdurun beyanlarını doğrulayan tanıklar M.K., İ.K. ve T.G'nin anlatımları dosya içerisinde yer almaktadır.
4.Sanığın savunmasında tevil yoluyla ikrarda bulunduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Ancak eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle sanığın cezasından indirim yapılırken hükümde 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gösterilmediğinden istinaf mahkemesince söz konusu madde hükme eklenmiştir.
Sanık Müdafiinin Diğer Temyiz Sebepleri Yerinde Görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurdan yağmalanmaya teşebbüs edilen paranın toplam değeri dikkate alındığında verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/2720 Esas, 2020/1452 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.