İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip ad ve soyadlarının gösterilmemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarih 2017/699 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/108 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/108 Esas, 2018/100 Karar sayılı kararının sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26.04.2018 tarihli kararı ile:
'Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianame anlatımında sanık ...'ın "bana para vereceksin ya da eniştemin davasını geri çekeceksin" diyerek bıçak çektiğini ve devamında "bana para vermezsen seni yaşatmam, seni öldürürüm" dediğinin belirtilmiş olması karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 148. ve 149. maddelerinde düzenlenen yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu durumda yağmaya teşebbüs suçu ile ilgili delilleri takdir ederek yargılama yapma görevinin üst dereceli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gözetilmeksizin delillerin değerlendirilmesi açısından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla karar verilerek CMK'nın 289/1-d maddesine muhalefet edilmesi,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 15.05.2018 tarihli ve 2018/363 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile ''sanığın gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 148. ve 149. maddelerinde düzenlenen yağmaya teşebbüs suçunu da oluşturup oluşturmadığına dair delillerin takdir ve tartışmasının üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu'' gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
5. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/134 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve d) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
6. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/668 Esas, 2020/1211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine,
2.150 nci maddenin birinci ve ikinci fıkralarının fıkrasının uygulanması talebine,
3.Teşebbüs indiriminin en üst hadden yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden bir hafta önce sanığın, uzaktan akrabası olan tanık E.B.'nin evine gittiği ve tanığa komşusu olan mağdurun, eniştesine 200,00 TL borcu olduğunu ve mağdurun bu borcunu ödemesi gerektiğini söylediği, tanık E.B.'nin de, "şimdi onların düğünleri var onlara dokunma" dediği ve sanığı evinden gönderdiği, daha sonra tanık, E.B.'nin bu olayı mağdura anlattığı, mağdurun da sanığın eniştesine borcu olmadığını söylediği, olay günü sanığın, tekrar E.B.'nin evine gelerek mağdurun borcunu istediği, tanığın ise sanığa, mağdurun eniştesinden aldıkları çekyatların parasını 3.000.00 TL kredi çekerek ödediklerini bu nedenle sanığın eniştesine borçları olmadığını söylediği, bunun üzerine sanığın sinirlendiği, tanığın da sanığa, "mağduru arıyayın gelsin konuşun" dediği, mağduru arayarak sanığın evinde olduğunu ve kendisine borcu olduğunu söylediği, "gelip konuşun" dediği, mağdurun da sanık ile konuşmak için tanığın evine geldiği, bu sırada sanığın kendi evine gidip geldiği, tanığın sanık gelmeden önce mağdura "bu bıçakla gelebilir dikkatli ol "dediği, daha sonra eve gelen sanığın mağdura "enişteme 200,00 TL borcun var vereceksin" dediği, mağdurun da kendisinin eniştesine borcu olmadığını, borcu olsa eniştesinin isteyeceğini, sanığın neden istediğini sorduğu, sanığın da sinirlenerek mağdura küfür ettiği, mağdurun çenesini sıkarak senin "çeneni dağıtırım" dediği, bu sırada araya tanığın girerek sanığın elini ittirdiği, bu sefer de sanığın bıçak çıkararak mağdurun boğazına dayadığı, "bana para vermezsen yüzünü bıçaklarım, seni yaşatmam, seni öldürürüm" diye tehdit ettiği, tanığın sanığın eline yapıştığı ve çık dışarı dediği, mağdurun da sanığın elinden kaçarak kendisini mutfağa kilitlediği, tanık sanığı dışarı çıkarırken mağdurun da polisi aradığının İlk Derece Mahkemesince, maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve OLgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mağdur ve tanığın aşamalardaki beyanlarının içeriklerine göre mağdurun sanığa her hangi bir borcu bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması mümkün görülmemiştir.
Yağma suçuna konu paranın tutarı az kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın kastı, suç işleme şekli, suçu işlediği yer göz önüne alındığında; silahla ve konutta işlenen eylemde 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli yağma suçunun birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezayı belirleyen ilk derece mahkemesinin takdirinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Teşebbüs uygulamasında suçun geldiği aşama da gözetilmek suretiyle meydana gelen zarar ve tehlikelerin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uygulanırken yapılan indirim oranında bir isabetsizlik görülmemiş olup, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/668 Esas, 2020/1211 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.