KABAHAT TARİHİ: 06.06.2021

İtirazın reddi

Alkolmetre cihazına üflememek eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 3.836,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Ankara Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliğinin 06.06.2021 tarihli ve MA 73315732 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı ile kabahatlinin ... belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına dair aynı tarihli ve 052792 sayılı ... belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine dair Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.06.2021 tarihli ve 2021/7311 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/7487 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/84924 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85924 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2021/7500 esas, 2021/7148 karar sayılı ilamında, '' 2918 sayılı Kanun'a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği, dosya içeriğine göre kronik rahatsızlığı olan kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kendisinin yaklaşık 1 saat sonra hastaneden kan tahlili aldığı ve kanında alkol tespit edilemediği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü karşısında kabahatlinin başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/11/2020 tarihli ve 2020/7047 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, '' şeklinde belirtildiği üzere,

Somut olayda; kabahatlinin 06/06/2021 tarih ve saat 02: 03 sıralarında Turgut Özal Bulvarı Sarma Caddesi kesişimi üzerinde kolluk birimlerince durdurularak alkolmetre ile alkol ölçümü yapılmak istendiği, kabahatlinin Covid-19 tedbirleri kapsamında alkolmetreyi üflemek istemediği ve kan tahlili yolu ile alkol ölçümü yapılmasını istediği, bunun üzerine 3.836,00 Türk lirası idari para cezası uygulandığı ve ... belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasını takiben kabahatlinin Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aynı gün saat 03: 23'de kan tahlili verdiği ve kanında alkol (etonol) tespit edilemediği, Covid tedbirleri kapsamında somut olayda olduğu gibi şahısların bu tür hassasiyetler gösterebileceği, mezkur hastalığın solunum yolu ile bulaştığı göz önüne alındığında ağza temas ederek nefes üflemek suretiyle alkol miktarı ölçme şeklinde çalışan teknik cihazın üflenmesinden imtina edilmesinin kabul edilebilir olduğu, 2918 sayılı Kanun'a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği, dosya içeriğine göre kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kendisinin 1 saat 20 dakika sonra hastaneden kan tahlili aldığı ve kanında alkol tespit edilemediği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü karşısında kabahatlinin başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, başvurunun incelenmesi başlıklı 28 inci maddesinde yer alan, "...(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder. (3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda başvuru hakkında inceleme yapan Hâkimlikçe, anılan düzenlemeye aykırı olarak ilgili kuruma gerekli tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle,17.01.2024 tarihinde karar verildi.