İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.02.2019 tarihli ve 2017/303 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/3,53,63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, güvenlik tedbirine hükmolmasına, mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/2222 Esas, 2020/728 Karar sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve aysaya aykırı olduğuna
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
Teşhisin yeterli olmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 19.08.2017 günü saat 15.12 sıralarında sanığın, yanında bulunan ve kendisi ile birlikte hareket eden ancak kimlikleri tespit edilemeyen iki kişi ile eylem üzerinde ortak hakimiyet kurarak mağdur ...-Daraji ve yanındaki iki arkadaşına saldırdıkları, sanığın yanındaki faillerden birinin güç kullanarak mağdur ...'in pantolon sol arka cebindeki, içerisinde 900 - 1.000 kadar USD, 450.00 - 500.00 kadar TL ve 90.000 Irak parası bulunan cüzdanı alarak kaçmaya başladıkları, mağdur ... ve iki arkadaşının kısa süreli kovalamada sanığı yakaladıkları, mücadele sırasında sanığın, mağdurun arkadaşı, kendisini ilk yakalayan ...'i darp ettiği ve diğer iki arkadaşının da geri dönüp yardım etmeleri sayesinde kurtulup kaçtığı, o sırada olay yerine gelmekte olan bir polis ekibinin sanık ...'ı takip ederek yakalandığı, yağma suçunun mağduru Abdullateef'in zararının kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından gösterilen tevdi mahalline 16.01.2018 tarihinde suça konu paranın TL karşılığı olarak yatırılması suretiyle giderildiği bu şekilde sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin sabit kabul edildiği görülmüştür.

2. Sanık ... "... kimliği altında" Polis'te alınan 20.08.2017 tarihli ilk ifadesinde, olay günü 14.00 - 15.00 sıralarında kalmakta olduğu Apart otelin önünde iken aynı otelden tanıdığı ... isimli şahsın yanına gelerek birlikte gezme teklif ettiğini, yanlarında ...'in bir arkadaşı olduğu hâlde Tarlabaşı Bulvarı üzerinde iken ... ve arkadaşının yolun karşısına geçtiklerini, o tarafta bulunan bir bakkal dükkânından üç şahsın çıktığını ve yürümeye koyulduklarını, ...'in bu şahıslardan birinin arkasına geçerek elini onun arka cebine soktuğunu, parasını aldığını ve kendisine doğru koşmaya başladığını, kendisine de "kaç" diye bağırdığını, kaçtığını ancak apartın önünde parası çalınan şahsın arkadaşının kendisini yakaladığını, apartın çevresinde bulunan gençlerin gelip kendisini yakalayan şahısları dövdüklerini ve kendisini kurtardıklarını, bunun üzerine tekrar kaçmaya başladığını, kendisini gören polislerin dur ihtarına uymadığını ve kaçmaya devam ettiğini, polisler tarafından yakalandığını, yüklenen suçu kabul etmediğini beyan etmiş iken, aynı gün ... kimliği ile alınan ifadesinde, ... (T.C. 22...60) kimlikli şahsın gerçekte kendisi olmayıp yeğeni olduğunu, hakkında denetimli serbestlik tedbiri bulunduğu için onun kimliğini kullandığını beyan etmiştir.

3. Mağdur ...- Polis'te müşteki sıfatı ile alınan 19.08.2017 tarihli ifadesinde, olay yerinde arkadaşları ... ve ...ile yürümekte iken ismini karakolda ... olarak öğrendiği şahsın yanındaki iki kişiyle birlikte kendilerine saldırdığını, içlerinden birinin sol arka cebinde bulunan cüzdanını aldığını, bu şahısların ardlarından koştuklarını ve ... isimli şahsı yakaladıklarını, bu şahsın ...'i yumruklamaya başladığını, kaçan değer kişilerin geri dönüp yakaladıkları şahsı kurtardıklarını ve birlikte kaçtıklarını, adını ... olarak öğrendiği şahsı kesin ve net olarak teşhis ettiğini, cüzdanının içerisinde 900 - 1000 kadar USD, 450.00 - 500.00 kadar TL ve 90.000 Irak parası bulunduğunu ifade etmiştir.

4. ... ..., Polis'te müşteki sıfatı ile alınan aynı tarihli ifadesinde, üç şahsın bir anda kendilerine saldırdıklarını, bu şahıslardan birinin Abdulateef'in cüzdanını aldığını, hızla koşmaya başladıklarını, kovalama sonunda adını ... olarak öğrendiği şahsı yakaladıklarını, kaçan iki şahsın da döndüğünü ve aralarında arbede yaşandığını, daha sonra üçünün de kaçmayı başardıklarını, yakaladıkları şahsı karakolda kesin ve net olarak teşhis ettiğini beyan etmişlerdir.

5. Bilgi sahibi sıfatı ile ifadesi alınan ... arkadaşları olan müştekilerin anlatımlarını doğrulamış ve sanığı teşhis etmiştir.

6. Dosya arasında bulunan tutanakta ... Otel isimli iş yeri kamera kayıtları incelendiğinde, 15.13.17'de kamera açısına aralarında yakalanan şahsın ve mağdurların da bulunduğu şahısların koşarak girdiğinin, ... olarak kimliği tespit edilen şahsın mağdur İsmael Khaleel tarafından yakalandığının, mağdur ... 'in de geldiğinin ve üçü arasında boğuşma yaşandığının, bu boğuşmaya beyaz tişörtlü iki şahsın da katılarak yakalanan ...'i müşteki şahıslardan ayırmaya çalıştıklarının, 15.13.36'da şüpheli şahsın müştekilerin elinden kurtulduğunun, kendisine yardım eden beyaz tişörtlü iki şahısla birlikte kaçarak uzaklaştıklarının görülerek kamera kayıtlarına el konulduğu anlaşılmaktadır.

7. Dosya arasında bulunan Polis tarafından düzenlenen 19.08.2017 tarihli teşhis tutanağında, usulüne uygun olarak yapılan teşhis işleminde, mağdur ... ve (tutanakta müşteki olarak gösterilen) iki arkadaşının ayrı ayrı, kendilerine 4 kişi arasında gösterilen (işlem sırasında ...'e ait kimlik bilgilerini kullanmış olan ancak daha sonra sanık ... olduğu tespit edilen) şahsı olayın faili olarak teşhis ettikleri görülmektedir.

8. Dosya arasında Polis tarafından düzenlenen 19.08.2017 tarihli, "Telefonla Nöbetçi Savcı Görüşme Tutanağı" başlıklı tutanakta, konu ile ilgili olarak Nöbetçi Savcılığa bilgi verilip gerekli talimatların alındığı, yakalandığı sırada ... kimlik bilgilerini kullanan şahsın parmak izi alım işlemleri sırasında samimi ikrarda bulunarak kendisinin ... (T.C. 14584893092) olduğunu beyan ettiği kayıt altına alınmıştır.

9. Dosya arasında bulunan Şişli Eftal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ... hakkında düzenlenen 19.08.2017 tarihli raporda, sağ göz altında yeni oluşum morluk, yüzeysel sıyrık ve hassasiyet bulunduğu; sanık ... hakkında ... kimliği altında düzenlenen aynı tarihli raporda kollarda, beyana göre düşmeye bağlı, yaygın sıyrık alanları bulunduğu belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı,mağdurun beyanı ile uyumlu kamera tutanakları ve tanık beyanları sanığın kısmen olaın içeriği ile uyumlu olan ancak suçu kabul etmeyen savunmaları, dosya arasında mevcut olan teşhis tutanağı ve mağdurun beyanı ile uyumlu hastane raporu birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenleİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/2222 Esas, 2020/728 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.