Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının a ve c bentlerinde düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçu, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık genel dava zamanaşımına bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 07.10.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 03.10.2016 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 21.12.2010 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

17.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.