Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, icra takibine konu para makbuzlarına herhangi bir açıklama getirilmediğini, söz konusu para makbuzlarının ... 1 Noterliği'nin 10/10/2006 tarih ve 23200 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve buna ek sözleşme olarak 11/12/2006 tarihinde imzalanan ikinci bir sözleşmede kendisine ait arsanın % 55 hissesine karşılık gelen 12.100,00 TL bedele ilişkin olduğunu, davalının 3 adet para makbuzlarına borç olarak ibaresini yazdığını ve daha sonra davalının bu makbuzlara dayanarak ... 2 İcra Müdürlüğü'nün 2010/34077 sayılı dosyası ile aleyhine icra takibine giriştiğini, icra takibi her ne kadar kesinleşmiş ise de haciz işlemi sırasında dosyadan haberdar olduğunu belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat karşılığında ... 2 İcra Müdürlüğü'nün 2010/34077 sayılı dosyasına tedbir konulmasına, davalı karşı yan aleyhine % 40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı dava sırasında vefat ettiğinden davaya yasal mirasçıları devam etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne, Ölen davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'ın ... 26 icra Müdürlüğü'nün (kapanan ... 2. İcra) 2010/34077 esas sayılı takip dosyasına takip tarihi itibariyle 3500 USD (karşılığı 5047,00 TL) ve işlemiş faizi olarak talep edilen 4659,01 TL toplamı olan 9706,01 borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin istem yönünden davanın reddi ile takibin devamına, 5.047,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 kötü niyet tazminatının İİK.nın 72/5 maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 1.200,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının İİK.nın 72/4 maddesi uyarınca davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; davalı, tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalının borç olarak verdiğini iddia ettiği 3 adet para makbuzuna dayanarak yaptığı icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, para makbuzları altındaki imzayı inkar etmemiş, para makbuzları karşılığında aldığı bedellerin borç olmadığını, aralarında imzaladıkları sözleşme gereğince yapılan ödemeler olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de para makbuzlarının altında “borç olarak” ibaresi yazıldığı anlaşıldığından bunun aksini davacının ispat etmesi gerekir. Dosyaya sunulan para makbuzlarında gönderilen paranın borç olarak verildiğine dair yazı mevcut olup, davacının verilen para makbuzlarının sözleşme karşılığı olduğuna yönelik deliller sunması gerekmektedir. O halde, mahkemece, davacının tüm delilleri toplanıp borç ilişkisinin aksine sözleşme gereğince gönderilen paralar olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.