Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müteveffa ... ün kullandığı ve davalı Halk Sigorta nezdinde trafik sigortalı ve davalı ....'ye genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracın 17.10.2015 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza nedeni ile davacılar ...'ün eşi, davacılar ve 'ın babası, davacılar ... ve ...'ün kardeşi olan ...'ün ve yine davacılar ... ve ...'ün babası, davacılar ven dedesi davacı ...'ün kayınpederi ün ve yine davacılar ... ve ...'ün annesi, davacılar ve 'ın babaannesi, davacı ...'ün kayınvalidesi vefat ettiğini, müteveffa ... 'ün vefatı ile eşi ve çocukları ve nin destekten yoksun kaldıklarını, müteveffa ve vefatı nedeni ile tüm davacıların manen acı çektiklerini beyanla, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydı ile müteveffa ... ölümü nedeni ile davacı ... ve ... için ayrı aynı 20.000,00 TL davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı Halk Sigorta AŞ.'den tahsilini, müteveffa ..., ve vefatı nedeni ile her bir davacı için ayrı ayrı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 12.500,00 TL manevi tazminatın davalı ....'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekili; müteveffa ... ün kullandığı ve davalı Halk sigortaya ZMS sigortası ile sigortalı ve davalı ....'ye genişletilmiş kasko paliçesi ile sigortalı aracın 17.10.2015 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza nedeni ile babası ... dedesi ve babaannesi ün vefat ettiğini, araçta yolcu olan davacınında ağır bir şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, Lise 1. Sınıf öğrencisi olan davacının kaza nedeni ile başkalarının yardımı ve desteğine muhtaç ... gediğini beyanla davacının iş göremezlik ve sakatlık durumu ve bakıcı yardımı nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 10.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Halk Sigorta AŞ.'den tahsilini, 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili 27.07.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle; birleşen davada sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 290.000,00 TL'ye artırmıştır.
Asıl dava davalısı .... vekili; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, manevi tazminat limitinin İMM teminatının %50 oranı ile sınırlı olduğunu, aracın işleteninin ... olduğunu, desteğin kazada kusurlu olduğunu, destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl dava davalısı Halk Sigorta AŞ vekili; dava konusu taleplerin teminat kapsamında olmadığını, ayrıca davacı ...'ün aracın işleteni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı Halk Sigorta AŞ vekili; davacının tazminat talebini açıklaması gerektiğini, kazanın üzerinden henüz iki ay geçtiğini ve davacının tedavisinin devam ettiğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, emniyet kemeri takılmadığını müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı ... vekili; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, manevi tazminat limitinin İMM teminatının %50 ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacıya yapılan ödeme olup olmadığının araştırılmasını, bakıcı gideri talebinnin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların 17.10.2015 tarihinde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı kaza nedeni ile davalı ... şirketlerinden maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunduğu müteveffa ... n kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacı çocuk için 27.203,26 TL destek tazminatının hesaplandığı, birleşen dosya yönünden ise davacı ... için 546.315,43 TL maluliyet tazminatının belirlendiği, poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu, kaza yapan aracın davacı ... adına kayıtlı olduğu, davalı Halk Sigortanın zorunlu trafik sigortacısı, davalı ... Sigortanın ise kasko sigortacısı olduğunu, davacı ...'ün işleten olması, zorunlu trafik sigortasının da işletene ait sorumluluğu teminat altına almış olması nedeni ile bu davacı açısından davanın reddi gerektiği, somut olayda sigorta poliçesinin 17.06.2015 tarihinde düzenlendiği, kazanın 17.10.2015 tarihinde meydana geldiği, poliçenin yeni genel şartların yürürlüğe girmesinden sonrası düzenlendiği ve asıl davada davacıların taleplerinin teminat kapsamında olmaması nedeni ile reddi gerektiği, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın "Teminat dışı haller" başlıklı 3-c maddesinde; işletenin veya aracı sevk edenin eşinin, usul ve füruunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen taleplerin ihtiyari mali sorumluluk kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, bu nedenle Sigorta poliçesi genel şartlarının 3-c maddesi uyarınca aracı sevk edenin eşinin usul ve fürunun tazminat talepleri teminat dışı bırakıldığından asıl davada davacılar ..., ... ve ...'ün manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, asıl davada ... ve ...'ün manevi tazminat talepleri vefat eden ve için değerlendirildiği, ölenlerin davacılara yakınlığı, sosyal durumları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde davacılar ve için ayrı ayrı 2.500,00 TL manevi tazminata karar verildiği, birleşen davada davacı ...'nın 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 10.000,00 TL bakıcı gideri ve 2.500,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, alınan rapor ile meslekte kazama gücü kaybının %100 olduğu ve ömür boyu bakıma ihtiyacı olduğunun bildirildiği, yapılan hesaplama ile 546.216,43 TL iş göremezlik tazminatının, bakıcı giderinin ise 758.252,13 TL olarak belirlendiği, sigorta poliçesinin üst limitinin 290.000,00 TL olduğu, davacının yaşadığı acı dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği de 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmediği gerekçesi ile asıl davada maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talepleri açısından ise davacılar ... için 2.500,00 TL ve ... için 2.500,00 TL olarak kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ....'den tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen davada ise maddi tazminat talebinin kabulü ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10.000,00 TL geçici bakıcı giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Halk Sigortadan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 92 nci maddesinde değişiklik yapan düzenleme ile talebin teminat dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, mahkemece karara gerekçe olarak gösterilen düzenlemenin gerek dava gerekse kaza tarihinde yürürlükte bulunmadığını, bu düzenlemenin eldeki dava bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren hükümlerin uygulanma imkanı olmadığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın 17.10.2015 tarihinde meydana geldiği, poliçenin 17.06.2015 tarihinde düzenlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentlerinin birlikte değerlendirilmesi halinde, zararın teminat kapsamında olması için sigortacının hukuki sorumluluğu içinde bulunması, aracın işletilmesi sırasında zarar görenin üçüncü kişi olması, destek şahsın kusuruna denk gelen kısımdan sigortacının sorumlu olmayacağı hususlarının bir arada bulunması gerekirken, destek şahıs olan ... in kendi kusuru ile meydana gelen kaza nedeni ile vefat etmiş olduğu, bu durumda zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı Halk Sigorta AŞ'nin davacıların destek tazminatı taleplerinden sorumlu olmayacağı, davalı ...'ninde davacı ..., ve 'in manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmayacağı gerekçesi ile asıl davada davacılar vekilinin istinaf başvurusun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.10.2015 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminat, bakıcı gideri talebi ile diğer davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası ile teminat altına alınan davacı ...'ya ait aracın karıştığı 17.10.2015 tarihli ve tek taraflı trafik kaza nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,53,54 ve 56'ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 17.06.2015-17.06.2016 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 17.10.2015 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.