TCK'nın 292/1,62,53,58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın evrakta sahtekarlık suçundan dolayı Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/287 esas 2002/187 karar sayılı ilamıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu kararın 09.12.2003 tarihinde kesinleştiği ve cezanın 05.12.2005 tarihinde infaz edildiği, bundan sonra 26.11.2007 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan dolayı Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2008 tarih 121/223 sayılı kararı ile 2 yıl hapis 9.000 TL adli para cezasına mahkum edildiği, bu cezanın da 18.04.2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 29.05.2009 tarihinde yargılamaya konu firar suçunu işlediğinin saptanması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olmasına karşın hakkında ilk kez tekerrür hükümleri uygulanan kişi olarak kabulü aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde eleştiri yönünden üyeler ... ile ...'un, ikinci kez mükerrir sayılma koşullarının gerçekleşmediği, bu nedenle yerel mahkemenin sanığı birinci kez mükerrir kabul eden uygulamasının isabetli bulunduğu yolundaki karşı oyları ve oyçokluğuyla, diğer yönlerden ise oybirliğiyle karar verildi.
5275 sayılı Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 3. fıkrasındaki "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilemeyeceğine" ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanıp bu cezanın 5275 sayılı Kanunun 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işlemesi halinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak somut olayımızda mükerrir cezanın infazına halen devam edilmesi nedeniyle ikinci kez mükerrirliğin şartlarının oluşmadığı düşüncesiyle ikinci kez mükerrirliğin oluştuğuna dair eleştiride sayın çoğunluğun bu yöndeki düşüncesine katılmıyoruz. 28.11.2012