Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 297 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, bilirkişilerin 02/03/2015 tarihli raporlarında liste halinde bildirdikleri ağaçların ve depo niteliğindeki binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 297 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza davalı hazine ile paydaş olduklarını, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/602 esas sayılı dosyasından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, açılan davada bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki 28,00 m² depo ve bir kısım ağaçların davalı ile ortak mal olarak değerlendirilmeye alındığını, bina ve ağaçların müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek ilgili taşınmazların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 297 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, bilirkişilerin 02/03/2015 tarihli raporlarında liste halinde bildirdikleri ağaçların ve depo niteliğindeki binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; hüküm fıkrasının 3. bendinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı hazine harçtan muaf olup harcın davacı taraftan alınması da doğru olmadığından yatırdığı peşin harcın davacıya iadesine karar verilmesi, davalı yanın tapudaki pay oranı dikkate alınmak suretiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekmekteyken bahsi geçen 3. fıkrada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması, yine yargılama sonucunda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2588 sayılı Kanun'la eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.