Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1-Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.

2-Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezası, 1.200,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastı bulunmadığına, eylemin hukuki anlaşmazlık niteliğinde olduğuna, haksız ceza verildiğine, ilişkindir.

İncelemeye konu olay; sanığın yetkilisi olduğu firmadan aranan katılana, banka dosya masraflarının iadesi konusunda yardımcı olunacağının belirtilmesi, katılanın kabul etmesi üzerine kart bilgilerini ve telefonuna gelen şifreyi söylemesinin istenmesi, akabinde kartından bilgisi ve rızası dışında 490,00 TL harcama yapılması, iddiasına ilişkindir.

1.Katılanın zararının Banka tarafından soruşturma aşamasında karşılandığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Sanık her ne kadar "Danışmanlık şirketi yetkilisi olduğunu ve katılana rızası ile hizmet satışı yapıldığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, Mahkeme'nin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Katılanın anlatımını doğrulayan TEB Bankası'na ait kredi kartının hesap ekstresi ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanığın bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2016 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri konusu hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.