Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1. Sanığın, katılan ...'ın iş yerinden 01.12.2012 tarihinde çalınan çek üzerinde tahrifat yapmak suretiyle oluşturduğu suça konu çeki ticari alışveriş karşılığında temyiz dışı sanık ...'e verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suça konu çeki Şehmus isimli bir arkadaşının getirdiğini, çalıntı olduğunu bilmeden ciroladığını beyan etmiştir.
3. 28.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda;suça konu çek yaprağının orijinal olduğu, ...” olan gerçek çek numarasının tahrifat neticesinde mevcut “...haline dönüştürüldüğü, çekin iğfal kabiliyetini haiz olduğu, 20.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise çekin arka yüzünde bulunan 1. ve 2.ciranta imzasının sanığın el ürüni olduğu, çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ve keşideci imzasının ise sanığın el ürünü olmadığı belirtilmiştir.
4. Mahkeme tarafından suça konu çek aslı 29.12.2015 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik ve hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmemiş ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sanık savunması, kriminal raporu, temyiz dışı sanık ... ile katılan ...'ın ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/778 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.