B O Z M A Ü Z E R İ N E

ASIL KARAR TARİHİ: 20.03.2017

SAYISI: 2015/329 E., 2017/65 K.

SUÇLAR: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) aykırılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

EK KARAR: İstinaf talebinin reddi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümler ve ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi ve 315 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/3848 Esas, 2015/1770 Karar sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 820.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

3. Sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesi uyarınca istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; zamanaşımının gerçekleştiğine, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ek kararın yerinde olmadığına ve sanık hakkında tüm suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık hakkında, katılan şirketlerin bayilerine müracaat ederek kardeşine ait nüfus cüzdanının fotokopisini ibraz edip kardeşi adına düzenlenen abonelik sözleşmelerine sahte imza atarak aldığı GSM hatlarını kullandığı hâlde ilgili aylara ait faturalara konu borçları ödememek suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın 5809 sayılı Kanun'a aykırılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

A. 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik İstinaf Talebinin Reddi Kararı Yönünden

1. Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan hükmolunan 820,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları belirlenmiştir.
2. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar sayılı ek kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "redde ilişkin ek kararda, kanun yolunun temyiz yerine istinaf, uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesi olarak gösterilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile aşağıda gösterilen hukuka aykırılık dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "bozma ilamından önceki kararda sanık hakkında "10 ay hapis" cezasına hükmolunması ve söz konusu karara yönelik aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bozma sonrasında sanık hakkında sonuç olarak "1 yıl 8 ay hapis" cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi" dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik İstinaf Talebinin Reddi Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar sayılı ek kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ek kararın, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “İstinafi kabil olmadığı, İstinaf yolunun kapalı olduğu anlaşılmakla CMK 296 maddesi gereğince sanık tarafından yapılan İSTİNAF TALEBİNİN REDDİNE” ibaresinin çıkartılıp yerine "5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 315 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine" ibaresinin yazılması suretiyle ek kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki (9) ve (13) numaralı paragrafların devamına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi ve diğer paragrafların da buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.