B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/17304 Esas, 2017/15967 Karar sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/428 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Trafik sicilinde sanık ... üzerine kayıtlı olan ve temyiz dışı sanık ... tarafından satış için ilana konulan araca katılanın talip olduğu, sanıkların, aracın ağır hasarlı olduğunu gizledikleri gibi kendileri ile yüz yüze gelen katılana, gerçek durumun öğrenilmesini engellemeye yönelik, araçta herhangi bir kusur bulunmadığına ilişkin yalan söyledikleri ve ruhsatını göstermedikleri söz konusu araçla aynı marka, model ve renkteki başka bir aracın şasi numarasını verdikleri, kendisine verilen şasi numarası üzerinden sorgulama yapıp ikna olan katılanın ilana konulan aracı satın aldığı, sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek hileli hareketlerle katılanı yanıltıp haksız menfaat elde etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/428 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.